-
-
19:32
»
Son Haberler
Millete Komplo kurmayı emreden planda imzası olan Albay Dursun Çiçek'in HSYK'ya dört defa suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı...
Bu satırlar, Dursun Çiçek'in avukatı ve kızı İrem Çiçek'in, bir internet sitesinde yayımlanan yazılı açıklamasından. Ancak açıklamada çok dikkat çekici bir başka nokta var. O da soruşturmaya bakan hakim ve savcıları HSYK'ya tam 4 kez şikayet etmesi...
İstek bununla sınırlı değil. Bir yerde de, açıkça, "kamu görevlileri niçin görevlerini" yapmıyor deniyor.
Bu sözler, "Çiçek HSYK'ya sarıldı" iddiasına sebeb oldu...
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Erzincan'da, ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların yetkilerini ellerinden almıştı... Bu çok dikkat çekici kararın ardından gözler HSYK'ya çevrildi... Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan görüntülerde, HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek'in, tutuklu Başsavcı İlhan Cihaner'i aradığını görülüyordu. Özbek de, Cihaner'le görüştüğünü kabul etmişti.
Çiçek'in, 4 defa HSYK'ya müracaat ettiğini açıklaması, Kurulu yeniden gündeme getirdi...
-
19:21
»
Son Haberler
TFF 2. Lig 4. Klasman Grubu takımlarından Tarsus İdmanyurdu'nda, teknik direktör Cengiz Seçsev ile anlaşmaya varıldı.
Kulüp başkanı Ruhi Koçak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Nevzat Dinçbudak'ın istifasıyla boşalan teknik direktörlüğe Seçsev'in getirildiğini kaydetti.
Yaptıkları görüşme sonrası Seçsev ile her konuda anlaştıklarını belirten Koçak, yarın kulüp binasında 1 yıl opsiyonlu olmak üzere sezon sonuna kadar sözleşme imzalayacaklarını bildirdi.
-
19:16
»
Son Haberler
Çankırı'da, sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen 1 kişi öldü, 3 kişi kaldırıldıkları hastanede tedavi altına alındı.
Alınan bilgiye göre, Aksu Mahallesi'nde Hasan Özbek'e ait evde, sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen Hasan Özbek yaşamını yitirirken, aynı aileden 3 kişi Çankırı Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.
3 kişinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
-
19:10
»
Son Haberler
Atina, Ankara'ya Ege'de iki ülkeyi savaşın eşiğine getiren it dalaşlarını bitirecek bir anlaşma teklifi sunmaya hazırlanıyor.
Yunan hükümeti, Türkiye ile Yunanistan arasında gerginlik nedenlerinden biri olan Ege'deki uçuşlara düzenleme getirmeyi amaçlayan bir anlaşma üzerinde çalışıyor. Atina, 25. meridyenden doğuya doğru Atina FIR'ı içinde olan bütün Doğu Ege bölgesinde, Yunan ve Türk savaş uçaklarının uçuşlarının yasaklanmasını öngören "gerginlikten kaçınma bölgesi" ilân edilmesi olasılığını inceliyor.
Yunanistan'ın çok satan gazetelerinden Eleftherotipiya'nın hükümet kaynaklarına dayandırdığı habere göre, bu konuda her iki ülke arasında mutabakata varılması halinde, "gerginlikten kaçınma bölgesi"nde yapılacak uçuşlar, NATO ve üçüncü ülke uçakları, tatbikat ve hava savunma amaçlı yapılacak uçuşları kapsamayacak.
Ağır ekonomik krizin yaşandığı bir dönemde Ege'de varılacak anlaşmayla tasarruf sağlanacağına inanan Papandreu hükümeti, Ege'nin yarısının askersizleştirilmesi için bu dönemde Türkiye ile böyle bir anlaşma yapılması konusunu masaya yatırdı. Atina, Türk ve Yunan savaş uçaklarının karşılıklı önlemeleriyle yaşanan gerginliklerin en aza indirilmesini hedefliyor.
Atina, Türkiye ile yapılacak böyle bir anlaşmanın getirilerinin oldukça fazla olacağını düşünüyor: Yunan hükümeti, bu yolla Atina FIR'ında gerginlik yaşanmayacağına ve it dalaşlarına yapılan harcamaların azalacağına inanıyor. Diğer yandan Atina FIR'ında artacak havayolu trafiğinden 2 milyar Euro kâr elde edilmesi hesaplanıyor.
Yunan hükümetinin üzerinde çalıştığı anlaşmaya göre, "gerginlikten kaçınma bölgesi"nde Türk ve Yunan savaş uçakları uçmayacak. Bu bölgede hava savunma amaçlı uçuş ve tatbikatlar ise yapılabilecek. NATO ve üçüncü ülke uçakları da yasaktan etkilenmeyecek.
Atina, Yunan halkının ekonomik krizin etkili olduğu bir dönemde, yıllık 2 milyar Euro gelir sağlaması beklenen bu gelişmeyi memnuniyetle karşılayacağını düşünüyor.
Atina'da Ankara'nın böyle bir anlaşmaya hayır demeyeceği görüşü hakim. Yunan hükümeti, iki ülke arasında zaman zaman can kaybına da neden olan it dalaşları yüzünden tarafların yüz milyonlarca Euro harcamak zorunda kaldıklarını vurguluyor. Atina, savaş uçaklarının doğu Ege toprakları üzerinde gerçekleştirdikleri savunma harici uçuş sayısının düşmesiyle, devlet harcamalarında ciddi tasarruf sağlanacağına inanıyor.
Eleftherotipiya, NATO üyesi Türkiye'nin "gerginlikten kaçınma bölgesi"nde uçma iznini delerek Yunan hava sahasına girebileceğini ve uçuş planı vermeden ihlâlde bulunabileceğini ileri sürüyor.
Anlaşmanın çerçevesini belirlemek için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Mayıs ayında Atina'ya yapacağı resmi ziyaret öncesi çok sayıda görüşme yapılarak tamamlanması planlanıyor.
Son dönemde iki ülke yetkilileri arasında görüşme trafiğinin arttığına dikkat çekilirken, Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Druças'ın ay sonunda yapacağı Ankara ziyaretinde bu anlaşmanın olgunlaştırılacağı ifade ediliyor. Bütün bu hareketlilikle Erdoğan'ın Atina ziyaretine iyi bir hazırlık yapılmasını hedefleniyor. Atina, Erdoğan'ın Atina gezisinde iki ülkeyi meşgul eden konulara ilişkin olumlu sonuçlar alınması gerektiğine inanıyor. (CİHAN)
-
19:08
»
Son Haberler
ABD'nin en yaşlısı olduğu belirtilen kadın, 114 yaşında öldü.
Kanada doğumlu Mary Josephine Ray'in New Hampshire'daki Westmoreland'da bulunan bir bakım evinde 114 yıl 294 gündür yaşadığı hayata gözlerini yumduğu belirtildi.
İhtiyarlık Araştırma Grubu, Ray'in hayattayken dünyanın ikinci en yaşlısı olduğunu bildirdi.
Ray'den sonra gelen en yaşlı Amerikalının, 114 yaş 216 günlük olan Neva Morris olduğu belirtildi.
Dünyanın en yaşlısı ise Japonya'da yaşayan, 114 yaş 301 günlük Kama Çinen adlı kadın olarak biliniyor.
-
18:54
»
Son Haberler
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hakkari'de, daha önceden döşenmiş mayının teröristlerce patlatılması sonucu bir askerin şehit olması, 3 askerin de yaralanması nedeniyle Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'a başsağlığı telgrafı gönderdi.
Başbakanlık Basın Merkezi'nin internet sitesinde yer alan açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın, Hakkari'de daha önceden döşenmiş mayının teröristlerce patlatılması sonucu bir askerin şehit olması ve 3 askerin de yaralanması nedeniyle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ'a bir başsağlığı telgrafı göndererek üzüntülerini ilettiği, yaralı askerler için de acil şifalar dileğinde bulunduğu bildirildi.
-
18:53
»
Son Haberler
Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesinde, fazla yük taşıyan kamyonlardan rüşvet aldıkları iddiasıyla biri 3. sınıf emniyet müdürü 25 polis gözaltına alındı.
Tekirdağ Emniyet Müdürü Necdet Çelikbilek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Marmaraereğlisi'nden İstanbul'a kamyonlarla yük taşıyan ismi açıklanmayan firma sahibinin şikayeti üzerine yaptıkları çalışmada, İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli bölge trafik polislerinin rüşvet karşılığında kamyonların tonaj fazlası yük taşımasına izin verdiğinin belirlendiğini söyledi.
Bunun üzerine bugün, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, trafik polislerine yönelik düzenlenen operasyonda, 3. sınıf emniyet müdürü F.G. ile 24 polisin gözaltına alındığını belirten Çelikbilek, polislerin savcılıktaki ifadelerinin sürdüğünü ifade etti.
Çelikbilek, yapılan şikayetle ilgili dün, F.G. ve 7 polisin açığa aldığını kaydetti.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.AA
-
18:25
»
Son Haberler
Turkcell Süper Lig'de 24. hafta, müthiş bir maçla kapanıyor!..
Turkcell Süper Lig'de 24. hafta, müthiş bir maçla kapanıyor!.. Rıza Çalımbay'ın öğrencilerini 3 maçtır yenemeyen Galatatasaray, şampiyonluk yarışındaki rakiplerinin de kayıpsız kapatığı haftada Es-Es'i devirerek koltuğu korumak istiyor.
Şampiyonluk yolunda en kritik virajlardan birine giren Galatasaray, deplasmanda Eskişehirspor'a konuk oluyor. İlk yarıda aldığı 1-1'lik beraberlikle 6'da 6 yapan rakibinin serisini bitiren Es-Es, aynı filmi yeniden vizyona sokmak istiyor. Şampiyonluk yolunda amansız bir yarışa giren Galatasaray ise zorlu virajı bu kez kayıpsız atlatıp zirvedeki yerini koruma peşinde.
Geride kalan 48 lig maçında Galatasaray, Eskişehirspor'a galibiyet sayısında 19-8, gol sayısında da 63-44 üstünlük kurarken, iki ekip arasındaki 20 maç da berabere sonuçlandı.
Öte yandan Eskişehirspor, Galatasaray ile yaptığı son 3 lig maçını da yitirmedi. Kırmızı-siyahlı ekip, geçen sezonki maçları Eskişehir'de 4-2, İstanbul'da 1-0'lık skorlarla kazanırken, bu sezonun ilk yarısındaki maçta ise İstanbul'da 1-1 berabere kaldı.
ESKİŞEHİRSPOR-GALATASARAY
STAT: Atatürk
HAKEM: Bülent Yıldırım
SAAT: 20.00
ESKİŞEHİRSPOR: Ivesa, Koray, Vucko, Nadarevic, Volkan, Doğa, Sezgin, Alper, Sezer Öztürk, Mehmet Yılmaz, Ümit Karan
TEKNİK DİREKTÖR: Rıza Çalımbay
GALATASARAY: Leo Franco, Sabri, Neill, Servet, Caner, Mehmet Topal, Ayhan, Elano, Keita, Arda, Jo
TEKNİK DİREKTÖR: Frank Rijkaard
-
17:56
»
Son Haberler
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, genel affın gündemlerinde olmadığını söyledi.
Bozdağ, AK Parti Genel Merkezi'ne gelişinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bozdağ, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 'Genel affa evet deriz' yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, gündemlerinde genel af olmadığını belirtti.
Bekir Bozdağ, anayasa değişikliği konusunda partilerle yapılacak turlar konusunda sorulan bir soruya da ''Daha takvimlendirme yapmadık. Bu konuda görüşmelerimiz olacak, ama şu an için bir şey yok. Bu konuda sizi bilgilendireceğiz.'' karşılığını verdi.
-
17:53
»
Son Haberler
Hastalığı nedeniyle bir süredir tedavi gören Beşiktaşlı futbolcu Mert Nobre'nin oğlu Nicolas, bugün taburcu edildi.
Hisar Intercontinental Hospital'da tedavisi gerçekleştirilen Nicolas, bugün taburcu edilirken, düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan hastanenin medikal direktörü Dr. Alper Tunga Demiraslan, Nicolas'ın durumu konusunda pozitif yönde çok önemli gelişmelerin olduğunu söyledi.
Demiraslan, tıbbi süreçleri kontrol ederek belli bir noktaya geldiklerini ifade ederek, ''Şu anda sağlıklı ve hepimiz mutlu bir şekilde taburcu etmek için buradayız'' dedi.
Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emin Ünüvar ise tedavisi 10 günde tamamlanan Nicolas'ı bugün taburcu ettiklerini ifade ederek, ''Bizim için, Nobre ve ailesi için büyük bir mutluluk. Şu anda herhangi bir sıkıntı söz konusu değil ve bugüne erişmekten mutluyuz. Problemsiz, taburcu ediyoruz. Umarız ki bundan sonra da problem olmayacak'' diye konuştu.
Beşiktaşlı futbolcu Mert Nobre de kendisine destek veren herkese teşekkür ederek, şunları söyledi:
''Tanrıya çok teşekkür ediyorum. Tanrı bize Hisar Intercontinental Hospital'ın yolunu açtı. Bizi buraya düşürdü. Oğlum çok iyi ellerdeydi, çok şükür, çok iyi. 10 gün önce geldiğimizde çok zor günler geçirdik. Eşim için, benim için, küçük kızım için çok zor oldu. Öncelikle Allah'a çok şükrediyorum ve doktorlarımıza özellikle teşekkür ediyorum. Bir babanın, oğlunu iyi gördüğü zamanı düşünebilirsiniz ve ne kadar mutlu olduğumu fark edebilirsiniz. Şu anda eve gideceğimiz için çok mutluyum. Nicolas, evini ve kardeşini çok özledi. Taraftarlar da yine pozitif düşünceleri ve duaları ile yanımızdaydı.''
Eski takım arkadaşı Fenerbahçeli futbolcu Alex'e de teşekkür eden Nobre, ''Alex, futbolu bir yana bırakırsak, çok iyi dostumdur. Her zaman eşi ile birlikte yanımızdalardı. Aynı zamanda başkan beni sürekli aradı ve çiçekler gönderdi. Şimdi başkan ile görüşmeye gideceğim. Bizim Alex ile rakip olmamız sadece maç sahasındadır. Geriye kalan zamanda çok iyi dostuz'' dedi.
-YÖNETİCİ EŞLERİNDEN ZİYARET-
Bu arada, taburcu edilmesinin ardından evine dönen küçük Nicolas'ı, Beşiktaşlı yönetici eşleri ziyaret etti.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören'in eşi Revna Demirören ile yöneticilerden Serdar Adalı'nın eşi Eren Adalı ve Ertunç Soğancıoğlu'nun eşi Semran Soğancıoğlu, Mert Nobre'nin evine giderek ''Geçmiş Olsun'' dileğinde bulundular.
Yönetici eşleri, hastalığı iyileşen Nicolas'a da çeşitli armağanlar verdiler.
-
17:49
»
Son Haberler
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Tüm dünyada kadının toplumsal hayattaki önemine vurgu yapıldığı bu günü en çok önemseyen ülkelerin başında ise Afganistan geliyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü yarın tüm dünyada kutlanılacak. Bu gün toplumsal hayatta daha fazla yer edinebilmek için mücadele eden Afgan kadınları için daha da büyük bir önem arzediyor.
Kabil'in güneyindeki Gazne'de bulunan kadın rehabilitasyon merkezi direktörü böyle anlatıyor faaliyetlerini.. Ancak Afganistan'da herkes bu merkezin üyeleri kadar şanslı değil... İşte onlardan biri olan Şebnem...25 yıllık ömrü ise acılarla dolu...
Şebnem'in eşi Taliban'a katılarak çocuklarını kaçırmış. Çocuklarını geri almak isteyen Şebnem eşi yüklü miktarda para istemiş
Sık sık Taliban'dan ölüm tehdidi alan Şebnem, tehditler yüzünden üs dışına çıkamıyor.
Şebnem'in küçük kızı Şabu ise olanlardan habersiz etrafındaki askeri araçlara ve helikopterlere aldırmadan oyun oynuyor...Şimdi Şebnem'in tek dileği, mülteci olarak Afganistan'ı terkederek çocuklarına daha güvenli bir gelecek kurmak...
Ancak güzel gelişmeler de olmuyor değil... Öyle ki Afgan kadınları artık vali bile olabiliyor. Samanyolu Haber'e konuşan Afganistan tarihinin ilk ve tek kadın Valisi Habiba Sarabi, başarısının sırlarını anlattı.
-
17:48
»
Son Haberler
Arda sarı kart sınırında...Galatasaray?ın yıldızı ligde iki hafta sonra oynanacak olan Trabzonspor ve ardından Fenerbahçe derbisi öncesi sarı kart sınırında bulunuyor.
Arda?nın büyük maçlarda takımı yalnız bırakma riski karşısında teknik heyet, genç oyuncuyu uyarıp riskli hareketlerden uzak durması konusunda uyarılarda bulunuyor.
-
17:46
»
Son Haberler
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Elazığ'da meydana gelen depremin ardından, Elazığ Valisi Muammer Erol'a bir mesaj göndererek, başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini iletti.
Alınan bilgiye göre, Başbuğ, mesajında şunları kaydetti: ''8 Mart tarihinde meydana gelen deprem felaketini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Tüm imkanlarıyla milletinin hizmetinde olan Türk Silahlı Kuvvetleri olarak size ve şahsınızda yurttaşlarımıza başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi iletir, depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve metanet, yaralılara acil şifalar dilerim.''
-
17:45
»
Son Haberler
Hastalığı nedeniyle bir süredir tedavi gören Beşiktaşlı futbolcu Mert Nobre'nin oğlu Nicolas, bugün taburcu edildi.
Tedavisi gerçekleştirilen Nicolas, bugün taburcu edilirken, düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan hastanenin medikal direktörü Dr. Alper Tunga Demiraslan, Nicolas'ın durumu konusunda pozitif yönde çok önemli gelişmelerin olduğunu söyledi.
Demiraslan, tıbbi süreçleri kontrol ederek belli bir noktaya geldiklerini ifade ederek, ''Şu anda sağlıklı ve hepimiz mutlu bir şekilde taburcu etmek için buradayız'' dedi.
Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emin Ünüvar ise tedavisi 10 günde tamamlanan Nicolas'ı bugün taburcu ettiklerini ifade ederek, ''Bizim için, Nobre ve ailesi için büyük bir mutluluk. Şu anda herhangi bir sıkıntı söz konusu değil ve bugüne erişmekten mutluyuz. Problemsiz, taburcu ediyoruz. Umarız ki bundan sonra da problem olmayacak'' diye konuştu.
Beşiktaşlı futbolcu Mert Nobre de kendisine destek veren herkese teşekkür ederek, şunları söyledi:
''Tanrıya çok teşekkür ediyorum. Tanrı bize Hisar Intercontinental Hospital'ın yolunu açtı. Bizi buraya düşürdü. Oğlum çok iyi ellerdeydi, çok şükür, çok iyi. 10 gün önce geldiğimizde çok zor günler geçirdik. Eşim için, benim için, küçük kızım için çok zor oldu. Öncelikle Allah'a çok şükrediyorum ve doktorlarımıza özellikle teşekkür ediyorum. Bir babanın, oğlunu iyi gördüğü zamanı düşünebilirsiniz ve ne kadar mutlu olduğumu fark edebilirsiniz. Şu anda eve gideceğimiz için çok mutluyum. Nicolas, evini ve kardeşini çok özledi. Taraftarlar da yine pozitif düşünceleri ve duaları ile yanımızdaydı.''
Eski takım arkadaşı Fenerbahçeli futbolcu Alex'e de teşekkür eden Nobre, ''Alex, futbolu bir yana bırakırsak, çok iyi dostumdur. Her zaman eşi ile birlikte yanımızdalardı. Aynı zamanda başkan beni sürekli aradı ve çiçekler gönderdi. Şimdi başkan ile görüşmeye gideceğim. Bizim Alex ile rakip olmamız sadece maç sahasındadır. Geriye kalan zamanda çok iyi dostuz'' dedi.
-YÖNETİCİ EŞLERİNDEN ZİYARET-
Bu arada, taburcu edilmesinin ardından evine dönen küçük Nicolas'ı, Beşiktaşlı yönetici eşleri ziyaret etti.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören'in eşi Revna Demirören ile yöneticilerden Serdar Adalı'nın eşi Eren Adalı ve Ertunç Soğancıoğlu'nun eşi Semran Soğancıoğlu, Mert Nobre'nin evine giderek ''Geçmiş Olsun'' dileğinde bulundular.
Yönetici eşleri, hastalığı iyileşen Nicolas'a da çeşitli armağanlar verdiler.
-
17:38
»
Son Haberler
Fenerbahçeli futbolcu Mehmet Topuz, bugün bir gazetede yayımlanan ve kendisine ilk on birde yer vermediği için teknik direktör Christoph Daum'a tepki gösterdiği şeklinde iddialar taşıyan haberlin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Teknik direktör Daum'un kararlarına her zaman sonuna kadar saygı duyduğunu ve herkesin böyle davranması gerektiğini ifade eden ve bu konuda FBTV'ye açıklamalar yapan Mehmet Topuz, "Vatan Gazetesi'nde çıkan yalan haberler beni bir hayli üzdü ve şaşırttı. Benim, teknik direktörümüz Daum'a karşı böyle bir davranışım söz konusu olamaz. Antalyaspor maçı öncesi soyunma odasında yaşandığı iddia edilen olaylar tamamen hayal mahsulüdür. Biz her zamanki gibi, maç öncesi soyunma odasında teknik direktörümüz Daum ve takım arkadaşlarımızla iç içeydik. Antalyaspor maçından nasıl galibiyetle ayrılabileceğimizi düşünüyorduk ve galibiyet için takım olarak kenetlenmiştik. İddia edildiği gibi Teknik Direktörümüz Daum'a karşı bir saygısızlık yapmam mümkün değil. Ben ne kadar büyük bir takımda oynadığımın ve Fenerbahçe formasının ağırlığını farkındayım. Takımda kimin oynayacağına yalnızca Teknik Direktör Daum karar verir. Biz futbolculara düşen ise hocamızın kararlarına sonuna kadar saygı duymak, kendimizi en iyi şekilde hazırlamak ve görev verildiğinde elimizden gelenin en iyisini yapmaktır." diye konuştu.
Bazı çevrelerce sezon başından beri, Daum'la aralarında sorunlar varmış gibi gösteren, yıpratma amaçlı, yalan ve kasıtlı haberler yapıldığına değinen Mehmet Topuz, "Hocamız Daum, sıcakkanlı, gayet profesyonelce işini yapan, oldukça iyi bir kariyere sahip, çok tecrübeli bir teknik adam. Ondan mümkün olduğunca yararlanmayı amaçlıyoruz. Hocamızla aramızda şu ana kadar hiçbir sorun olmadı , bundan sonra da olması mümkün değildir." diye konuştu.
Antalyaspor maçıyla üzerlerindeki baskıyı bir nebze olsun attıklarını kaydeden Mehmet Topuz, "Takım arkadaşlarımızla da sürekli bu konuyu konuşuyoruz. Bizim için önemli olan, zorluklar yaşadığımız günlerden kurtulmak için bir çıkış bulmaktı. Antalyaspor maçıyla bu çıkışı yakaladık. Şimdi önümüze daha rahat bakıyoruz. Bundan sonra taraftarımızın içi rahat olsun, hiç puan kaybetmeyeceğiz ve lig sonunda şampiyonluğu biz yaşayacağız." ifadelerini kullandı.
Gençlerbirliği maçı için hazırlıklara başladıklarını da hatırlatan başarılı futbolcu, "Gençlerbirliği deplasmanında oynayacağımız zorlu mücadele için hazırlıklarımıza moralli başladık. Antalyaspor maçında olduğu gibi takım halinde hareket edip, takım ruhunu sahaya yansıtabilirsek bu maçtan da üç puanla ayrılacağımıza inanıyorum." şeklinde konuştu.
(CİHAN)
-
17:36
»
Son Haberler
Elhazığ'ı sarsan 6 büyüklüğündeki depremin ardından bu akşam saat 18.07'de merkez üssü Bursa'nın Gemlik İlçesi olan 3,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, depremin yerin 3,4 kilometre derinliğinde olduğunu bildirdi. Korkuya neden olan depremde herhangi bir can ve mal kaybı meydana gelmedi.
-
17:28
»
Son Haberler
Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'ndeki Derecik bölgesine operayona giden askerleri taşıyan aracın geçişi sırasında uzaktan kumandayla mayının patlaması sonucu 1 asker şehit oldu, 3 asker de yaralandı.
Hakkari'nin Şemdinli İlçesi Derecik Beldesi kırsalında operasyondan dönen askeri aracın geçişi sırasında uzaktan kumandalı mayının patlatılması sonucu 1 asker şehit oldu, 3 asker yaralandı.
Şemdinli'ye 75 kilometre uzaklıkta bulunan Derecik Beldesi kırsalında bugün aksam saatlerinde operasyondan dönen askerleri taşıyan araç, terör örgütü PKK'lılar tarafından yola döşenen mayının üzerinden geçti. Uzaktan kumanda ile mayının patlatılması sonucu 1 asker şehit olurken, 3 asker yaralandı.
Yaralı askerler helikopterle Hakkari Askeri Hastanesine kaldırıldı. Bölgede operasyon başlatıldı.DHA
-
17:27
»
Son Haberler
AK Parti Serik İlçe Teşkilatı'nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlediği Dayanışma Çayı, Elazığ'da yaşanan deprem felaketi sebebiyle iptal edildi.
AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Gökçen Enç ve yönetim kurulu üyeleri, Serik İlçe Başkanı Feridun Çelik ile Kadın Kolları İlçe Başkanı Esmehan Can ve 500 partili bayanla bir araya geldi.
Gökçen Enç, sabah saatlerinde Elazığ'da yaşanan depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diledi. Enç, hüzün çöken salonda bir araya gelen kadınlarla bir süre sohbet etti ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı.
(CİHAN)
-
17:20
»
Son Haberler
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, referandum süresini 120 günden 60 güne indiren yasayı onayladı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayladığı ''Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'' ile Anayasa değişikliklerinin halk oylamasına sunulma süresi 120 günden 60 güne iniyor.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Gül, 5953 sayılı ''Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''u, 5954 sayılı ''Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun''u ve 5955 sayılı ''Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun''u yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi.
Gül'ün onayladığı 5955 sayılı ''Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun''a göre, Anayasa değişikliğinin halk oylamasına sunulmasında öngörülen süre 120 günden 60 güne inecek. Yurt dışında yaşayan vatandaşların halk oylamasında oy kullanacakları süre ise 40 günden 20 güne çekilecek.
Cumhurbaşkanı Gül'ün onayladığı 5953 sayılı ''Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'' ile de Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) ait arazi ve arsalara, emlak vergisi muafiyeti getiriliyor.
Kanuna göre, kamu hizmetine tahsis edilen arazi ve arsalar hariç olmak üzere, TOKİ'nin talebi, Maliye, Bayındırlık ve İskan Bakanlarının ortak teklifi ve Başbakanın onayı ile belirlenen arsa üretim alanlarında bulunan Hazine'ye ait taşınmazlar ve Hazine adına tescil edilecek taşınmazların mülkiyeti, TOKİ'ye bedelsiz olarak devredilecek.
TOKİ'ye ait arazi ve arsalar, emlak vergisinden daimi olarak muaf olacak.
Kanun, tasfiye halinde Türkiye Emlak Bankası A.Ş'nin, bankacılık faaliyetleri dışında kalan mal varlıkları ve bu konuda faaliyet gösteren iştiraklerindeki hisse payları, ticari gayrimenkulleri ve ihtiyaç fazlası gayrimenkullerinin; bilanço değeri üzerinden olmak üzere, bedeli karşılığında TOKİ'ye devredilmesini de düzenliyor.
Buna göre, tasfiye halinde Türkiye Emlak Bankası A.Ş tarafından TOKİ'ye devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılan akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle TOKİ ve ortaklıklarından hiçbir hak ve alacak talebinde bulunulamayacak. Bu hüküm, devir tarihinden sonra açılmış dava ve icra takiplerinde veya devirden önce banka aleyhine açılan, devirden sonra TOKİ'ye ve ortaklıklarına husumet yöneltilerek sürdürülen dava ve icra takiplerinde de uygulanacak.
Konut Edindirme Yardımı (KEY) Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun gereği, hak sahiplerine, hisse senedi olarak ödeme yapılması işlemi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde, talep eden hak sahiplerine verilecek hisse senetleri hariç, durdurulacak. Bu tarihten sonra hak sahiplerine ödeme nakit olarak yapılacak.
Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş'nin, konut edindirme yardımı hak sahiplerine ödeme yapılması işlemlerini yürütebilmesi için, 5 yıl süreyle sermaye piyasası mevzuatına tabi olmaması hükmü kaldırılacak.
TOKİ'ye 1 Başkan Yardımcısı, 3 Daire Başkanı, 46 uzman ve 4 müşavir avukat olmak üzere, 54 kadro ihdas edilecek.
Cumhurbaşkanı Gül, ayrıca 5954 sayılı ''Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun''u da onayladı.
-
17:19
»
Son Haberler
Merkez üssü Elazığ'ın Karakoçan ilçesi olan depremde, ölü sayısı Elazığ Valiliği tarafından 51 olarak açıklandı.
Açıklamada, Okçular köyünde 15, Kayalık köyünde 4, Yukarı Kanatlı köyünde 3, Göçmezler köyünde 4, Yukarı Demirci köyünde 15, Kovancılar Devlet Hastanesinde 10 olmak üzere toplam 51 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.
Halen Elazığ'ın çeşitli hastanelerinde 34 yaralı tedavi görürken, tedavisi tamamlanan 40 depremzedenin ise taburcu edildiği kaydedildi.
Depremde hasarın ve can kaybının büyük kısmının yaşandığı yerlerden biri olan Okçular köyünde hayatını kaybeden 19 kişi, iş makineleriyle açılan mezarlara defnedildi. Depremde yaşamını yitiren Yeter Akdağ ile çocukları Yusuf ve Emrullah'ın, Gaziantep'te yaşadıkları ve Yeter Akdağ'ın Okçular köyünde yaşayan annesi Sariya Akdağ'ı ziyarete geldikleri öğrenildi.
Sariya Akdağ'ın tamamen yıkılan evinde Yeter Akdağ ile oğulları 7 yaşındaki Yusuf ve 4 yaşındaki Emrullah ölürken, aynı evde bulunan 4 kişi de yaralı olarak hastanelere sevk edildi.
Karakoçan ilçesi Başyurt beldesinde meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremin ardından bölgede, en küçüğü 2.4, en büyüğü 5.5 şiddetinde 84 artçı sarsıntı oluştu.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal İzleme Merkezinden alınan bilgiye göre, 04.32'de meydana gelen 6.0 şiddetindeki depremin ardından bölgede yaklaşık 12 saat içerisinde, en büyükleri 5.5, 5.3 ve 5.1, en küçüğü de 2.4 olan toplam 84 artçı sarsıntı hissedildi.
Türk Kızılayı, deprem bölgesine 46 afet müdahale uzmanıyla birlikte 375 çadır, bin 100 battaniye, iki seyyar mutfak, 700 yatak ve çok sayıda kumanya gönderdi.
Adana'dan, ambulans helikopter ile 4 ambulans ve 2 Ulusal Medikal Kurtarma Merkezi (UMKE) ekibi de deprem bölgesine gitti.
Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır, deprem bölgesine, bin adet 2 litrelik su gönderdiklerini bildirdi.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Deprem Acil Gözlem Çalışmaları ekibinin Elazığ'ın yaklaşık 75 kilometre kuzey doğusunda meydana gelen 6.0 şiddetindeki depremin artçı şoklarını çalışmak üzere bölgeye hareket ettiği bildirildi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik, ''Bölgedeki 1900'den sonra 6'nın üzerinde olan depremlere bakarsak, şu deprem hariç, burada Doğu Anadolu fayında 1900'den beri büyüklüğü 6'nın üzerinde bir deprem olmadığını görüyoruz'' dedi.
BDP Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak, BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Tunceli Belediye Başkanı Edibe Şahin ve BDP'li bazı belediye başkanlarıyla birlikte Okçular köyüne gelerek, incelemelerde bulundular.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kısa süre içinde Elazığ'daki depremden etkilenen köylere yönelik psikolojik rehabilitasyona başlayacaklarını bildirdi.
Akdağ, Kovancılar İlçe Kaymakamlığı'nı ziyaretinin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, depremin ardından İçişleri ve Sağlık Bakanlığı ekiplerinin süratle olay yerine gelerek çalışmalara başladıklarını söyledi.
Sağlık Bakanı Akdağ, şunları kaydetti:
''Hem İçişleri Bakanlığı'nın hem de Sağlık Bakanlığı'nın arama-kurtarma ekipleri süratli bir biçimde olay mahalline intikal etmişler. Biz intikal ettiğimizde bütün yaralılar hastanelere ulaştırılmış durumdaydı. Ölen vatandaşlarımız içinde savcılar işlemlere başlamıştı. Olaya müdahale son derece seri ve sistematik şekilde gerçekleşmiş. Bundan sonra da bir taraftan köylerde çadırlar oluşturulması, vatandaşların yiyecek ihtiyacının görülmesi...''
Bakan Akdağ, hastanelerde tedavi gören yaralıları da ziyaret etti.
-
17:09
»
Son Haberler
Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bugün yaşanan depremde zarar gören köylerdeki konutların yenilenmesi konusunda talimat verdiğini bildirdi.
Bayraktar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu sabah Başbakan Erdoğan'ın arayarak kendisine bölgeye gitme talimatı verdiğin, bunun üzerine teknik ekibi ile birlikte bölgeye hareket ettiğini söyledi. Halen Elazığ'da depremden zarar gören köylerdeki incelemelerini sürdürdüklerini belirten Bayraktar, şu bilgiyi verdi:
''Bu gece burada kalacağız. Yarın da incelemelerimizi sürdüreceğiz. Başbakan, (Bir köyde 60 konut yıkılmışsa, 10 konut ayaktaysa bunları da dahil hepsini yenileyin) talimatı verdi. Biz köylerdeki durumu belirleyip konutların hepsini yenileyeceğiz. Şimdilik Elazığ'da 10 köy gördük. Belki Tunceli'nin bazı köylerini de dahil ederiz. Bu köyler için kalıcı konutlar yapacağız.''
Önceki dönemlerde, devletin afet konutlarının yapımı konusunda oldukça sorun yaşandığını ve afetten ancak 15-20 yol sonra bu konutların vatandaşlara teslim edildiğini, üstelik bu konutlarında istenilen kalitede olmadığını anlatan Bayraktar, son dönemde ise TOKİ'nin 8 bin civarında konutu yaparak afetzedelere teslim ettiğini ve devletin bu vatandaşlara karşı borcunu ödediğini belirtti.
Bayraktar, Elazığ'da yaşanan deprem nedeniyle TOKİ'nin çok hızlı hareket ederek, en kısa sürede konut projelerini başlatacağını ve vatandaşlara en uygun şartlarda vereceğini bildirdi.
TOKİ Başkanı Bayraktar, Türkiye'nin deprem riskinin yüksekliğine dikkat çekerken, sadece büyük şehirlerde değil, kırsal kesimde de yapılaşmaya dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
-
17:05
»
Son Haberler
Batman'da İnsan Hakları Derneği (İHD)´nin 51 haftadır İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirdiği ´Kayıplar bulunsun, failler yargılansın´ eylemine Batman Milletvekili M. Emin Ekmen ve AK Parti İl Başkanı Ziver Özdemir'den destek geldi.
Bu hafta yapılan eyleme katılan Batman Milletvekili M. Emin Ekmen, eylemden kamuoyunun çok fazla haberdar olmadığını belirterek, yakınları kayıp olan ailelerin haklı isteklerine destek olunması gerektiğine dikkat çekti.
1990'lı yıllardaki karanlık dönemde Batman'ın da büyük acılar yaşadığını hatırlatan Ekmen, "Yıllardır halen kayıp olan bu insanlar inşallah yaşıyorlardır. Ama hayatlarını kaybetmiş olsalar dahi en azından varlıklarına ulaşılması bile bu aileler için bir teselli kaynağı olacaktır." dedi.
Hukukun bu kayıpların faillerini bulup çıkaracağına son dönemde daha da inandığını dile getiren Ekmen, bu konuların üzerine gidilip araştırılması ve faillerinin bulunması yönünde atılacak her türlü adıma destek olacağını, üzerine düşen neyse yapmaya hazır olduğunu söyledi.
Türkiye'nin bir daha böyle karanlık dönemler yaşamaması ve böylesi acıların ortaya çıkmaması için Anayasal düzenlemeler dâhil her türlü adımın atılmasının zamanı geldiğine işaret eden Ekmen, geriye bakıldığında çok önemli mesafeler alındığını kaydetti.
Ekmen'in yanı sıra eylemde İHD Yöneticisi Nihat Ekinci basın açıklaması yaparak, kaybolan insanların bulunması yönünde yetkililere çağrıda bulundu.
Eyleme Milletvekili M. Emin Ekmen ve AK Parti İl Başkanı Ziver Özdemir'in yanı sıra AK Parti İlçe Başkanı Diyaeddin Uçar, Mazlum Der Batman Şube Başkanı Murat Çiçek ve İHD yöneticileri de katıldı.
(CİHAN)
-
17:05
»
Son Haberler
Kayseri'de yapılan Türkiye Genç Erkekler Grekoromen Güreş Şampiyonası'nda altın madalya kazanan 17 yaşındaki güreşçi Musa Gedik Çorum'un gururu oldu. Belediye Başkanı Muzaffer Külcü de, genç güreşçiyi başarısından dolayı ödüllendirdi.
5 - 7 Mart tarihlerinde Kayseri Kadir Has Kongre Merkezi Spor Salonu'nda yapılan ve yaklaşık 300 sporcunun katıldığı şampiyonaya Çorumlu güreşçi Musa Gedik damga vurdu. 74 kiloda mindere çıkan 17 yaşındaki güreşçi, altın madalya kazanarak şampiyonanın konuşulan ismi oldu.
Güreş İl Temsilcisi Hüseyin Teke, antrenörler ve şampiyon güreşçi, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü'yü makamında ziyaret etti. Ziyarette konuşan İl Temsilcisi Hüseyin Teke, Çorum olarak 10 yıldır gençlerde Türkiye şampiyonalarına katılamadıklarını söyledi. Şimdiye kadar yetişen güreşçilerin başka illere gittiğini belirten Hüseyin Teke, "Sayın Başkanımızın gayreti ile artık güreşçilerimiz yuvadan uçmuyor. Bu seneki şampiyonaya 10 yıl sonra 4 güreşçi ile gittik ve 1 altın madalya ile döndük. Güreş camiası olarak size teşekkür ediyoruz. Bu başarı sizin desteğiniz ile oldu." dedi.
Belediye Başkanı Muzaffer Külcü ise geçen yıl seçim öncesi Güreş Eğitim Merkezi'ni ziyaret ettiğini ve eksikleri tespit ederek bazı seçim vaatlerinde bulunduğunu söyledi.
Ziyarette kendisine iletilen en büyük sorunun yetişen gençlerin başka iller adına güreşmesi olduğunu anımsatan Külcü, "Biz o gün yavrularımıza sahip çıkacağımız sözünü verdik. Ne mutlu ki 1 yıl olmadan bunun meyvesini almayı başardık. Bu tüm Çorum'un mutluluğudur. Zirveye çıkmak zordur ama zirvede kalmak daha da zordur. Bu nedenle genç yaşta şampiyon olan güreşçimiz bundan sonra çalışmalarını artıracaktır. Daha önce ifade ettiğimiz gibi bugün başarının hediyesi olarak Cumhuriyet altınını veriyoruz. Bunun yanında performans primi var. Şimdiye kadar Musa'nın aldığı yıldızlar primi olan 250 TL'yi gençler seviyesine çıkarıyoruz. Yeni prim 600 TL'dir. Bu da genç güreşçimize Çorum'un ve Çorum Belediyesi'nin katkısıdır." diye konuştu.
Külcü, seçim öncesinde Güreş Eğitim Merkezi'ne söz verdiği 3 bilgisayarında bugün teslim edileceğini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, genç güreşçiye Cumhuriyet altını hediye etti.
(CİHAN)
-
16:56
»
Son Haberler
Erzincan'daki Ergenekon iddianamesinin ek klasörlerinin dijital ortamda olmadığı, fotokopi ücretinin ise 450 lira olduğu öğrenildi. Yaklaşık 4 bin 500 sayfadan oluşan klasörleri şu ana kadar bir kişi alabildi.
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmeye başlanan Erzincan'daki Ergenekon soruşturması iddianamesinin ek klasörlerinin şu ana kadar bir avukat tarafından alınabildiği iddia edildi. Yaklaşık 4 bin 500 sayfa tuttuğu öğrenilen klasörler dijital ortamda olmadığı için fotokopi çekilerek veriliyor. Ek klasörleri almak isteyenlerden önce dilekçeleri alınıyor sonra da belli bir ücret kaparo talep ediliyor. Dilekçeleri kabul edilenlere ek klasörler yaklaşık 3 ile 1 hafta sonraya gün verilerek almaları söyleniyor. Şu ana kadar ek klasörleri sadece MİT çalışanlarının avukatı Sadullah Kara alabildi. İkinci sırada ise tutuklu Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'in avukatı Hamit Sekman bulunuyor. Gün boyu devam eden fotokopi çekme işlemleri yetişirse Avukat Sekman yarın klasörlerin fotokopilerini temin edebilecek. (CİHAN)
-
16:34
»
Son Haberler
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) KKTC lehine verdiği kararın Kıbrıs Rum Kesimi'nde neden olduğu hayal kırıklığı, karşılıklı suçlamalarla devam ediyor.
Rumların, AİHM ve Türkiye'ye yönelik eleştiri dozunda da dengeyi iyice kaçırdıkları görülüyor.
AİHM'nin mülkiyet meselelerini ele almak için KKTC'de kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu'nu (TMK) "etkin bir iç hukuk yolu" olarak değerlendirmesinin Rum kesiminde neden olduğu etki devam ediyor. Rum lider Dimitris Hristofyas, KKTC'yi zor durumda bırakmak için AİHM'ne yapılan 1500 başvurunun kendilerine bumerang gibi döndüğünü itiraf etti. Hristofyas'ın AİHM'nin verdiği kararı, 1500 Rum'un yaptığı başvuru ile bunu teşvik eden siyasi ve hukukçulara bağlaması Rumları birbirine düşürdü.
AİHM'nin kararını "geriye gidiş" olarak yorumlayan dünkü açıklamasında Hristofyas şöyle konuştu: "AİHM'in kararı geriye gidiş olabilir ancak Rumlar'dan gerçek sahiplerine ait olan malların talep edilmesi hakkını engellemiyor."
Bu kararın bütünüyle ele alınarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Hristofyas, Rumları teselli etmeyi amaçlayan açıklamasında "oyunu kaybettik" şeklinde bir panik içerisine girilmemesi gerektiğini vurguladı. "AİHM kararı karşısında dövünme zamanı değildir." diyen Hristofyas, mülkiyet davaları konusunda AİHM'ne toplu başvuruda bulunmalarının taktik hata olduğunu itiraf etti. Kendisinin bu tezi savunanları uyardıklarını ancak bunun dikkate alınmadığı yakınmasında da bulunan Rum lider, "Şimdi özeleştiri yapmalıyız." dedi. Hristofyas, şöyle devam etti: "Kararın özel bir geriye gidiş olduğunu söylemeliyiz. Daha önce bunu tahmin etmiş ve toplu şekilde yapılan başvuruların, işgal gücündeki komisyonunun (TMK) tanınmasına yol açabileceği konusunda uyarmıştık."
Rum halkına özeleştiri tavsiyesinde de bulunan Hristofyas, "Halkı duyuyorum. Özeleştiri yapacaklarına dövünüyorlar. Hata ve eksikliklerimizi kabul etme gücünü göstermeliyiz. Benim görüşüme göre mülkiyet konusunda toplu başvuru hataydı." dedi. Rum lider, AİHM'ne başvuruları teşvik eden Rum siyasiler ile hukukçuları eleştirdi. Rum kesimi, "AİHM kararının, müzakereler için iyi bir hava oluşturmadığını." ileri sürüyor.
"AİHM'nin pozitif bir karar vermediğini." söyleyen Dışişleri Bakanı Markos Kipriyanu, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın şölen yapmasının ise "kötü bir şey" olduğunu ileri sürdü. Kipriyanu şöyle konuştu: "Çünkü ne yalancı devlet (KKTC) kurumunun tanınması ne de yalancı devletin derecesini yükseltme mümkün değil. Bu Türk işgal gücünün kurumudur ve bir kez daha işgalin olduğu doğrulanıyor. İşgal ülkesinde kontrol de Türkiye'nin elinde."
"Orams kararının iptal edilmediğini, vatandaşın sahip olduğu hakların da silinmediğini" ifade eden Rum Dışişleri Bakanı, "Tazminatlar ya da mülk sahiplerinin mallarını geri alma sürecinin daha uzun sürebileceğini ancak bunun işgalcilerin seni uğraştıracakları ya da satacakları anlamına gelmediğini." söyledi.
Diğer yandan AİHM'ne siyasi müdahalede bulunulması nedeniyle böyle bir karar aldığına ilişkin Rum savcının açıklamaları hatırlatılan Rum Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Stefanos Stefanu, "Müzakere sürecinde olduğumuza akılda tutmalıyız. AİHM'nin kararına saygı duymakla birlikte bizim görüşümüze göre, mahkeme siyasi müdahale gelişmesini de akılda tutmak kaydıyla daha dikkatli olmalıydı" savunmasında bulundu. Stefanu, AİHM'ne siyasi müdahalede bulunulduğunu ileri sürdü. Siyasi müdahaleyi Türkiye'nin yaptığını ileri süren Sözcü şu iddialarda bulundu: "Sayın Abdullah Gül, hem kendisinin hem de Türkiye'nin girişimleri sonucu bu konuda böyle bir başarı elde edildiğini ifade etti. Buna seyirci kalınarak geçiştirilemez ve bu kabul edilemez."
Diğer yandan Rum basınında AİHM'nin kararına ilişkin şok devam ediyor. Hristofyas'ı açıklamaları nedeniyle eleştiren Tharos gazetesi, "Hristofyas sorumluluğu reddediyor" başlıklı manşetle çıktı. Gazete, Kıbrıs Rum lider Hristofyas'ın AİHM'in kararına ilişkin sorumluluğu, hukukçular ile halkın AİHM'ne yaptığı toplu başvurulara yüklediğini yazdı. Filelevtheros ise, AİHM'nin TMK'yı tanıyan kararının Rum yönetiminde çok ciddi rahatsızlığa neden olduğunu yazdı. Gazete, Hristofyas'ın bu gelişmeden toplu başvuru yapan Kıbrıslı Rumları sorumlu tuttuğunu kaydetti. Hristofyas'ın AİHM kararında en ciddi sorumluluğu, halkı AİHM'ne gitmeleri konusunda teşvik eden Rum siyasiler ile hukukçularda bulduğunu vurgulayan Filelevtheros, "Bunun da üzerine çok büyük davalar yükü binen mahkemeyi etkilediğini" yazdı.
Rum Başsavcısı Petros Kliridis, KKTC lehine verilen kararı, "Bütünüyle yanlış karar" şeklinde yorumladı. AİHM'nin siyasi etki altında böyle bir karar aldığını iddia eden Rum Başsavcısı, bunun hazırlanan metinden ve bir dizi girişiminden açıkça anlaşıldığını da ileri sürdü. Kliridis, AİHM'nin bulaşmaması gereken işleri kurcaladığını savundu. Eleştirilerini sürdüren Başsavcı Kliridis, "AİHM'ni insan haklarını korumamak ve haksızlıktan adalet verildiğini söyleme noktasına gelmekle" de suçladı.
(CİHAN)
-
16:29
»
Son Haberler
Ağız kokusu için kullanılan spreyler, ağız gargaraları işe yaramıyor...
Diş hekimi Metin Ağca ağız kokusunun % 70'i diş çürükleri ve diş hekiminin hatalı tedavilerinden kaynaklandığını söyledi.
Burç Fm'de Cengiz Tan'ın hazırlayıp sunduğu Önce Sağlık programına konuk olan Dt.Metin Ağca ülkemizde ağız kokusu son derece yaygın, insanımız ağız hijyenine dikkat etmiyor dedi.
Ağız kokusu sosyal ortamda kişiyi ve çevresindekileri rahatsız eden bir durumdur diyen Dt. Ağca ağız kokusu sistemik hastalıklardan ve lokal nedenlerden olur. Bunun % 70'i lokal neden dediğimiz diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve diş hekiminin yanlış tedavisinden kaynaklanan durumlardır.
En ucuz hekimlik koruyucu hekimliktir diyen Dt.Ağca kişi, en az altı ayda bir diş hekimine muayene olmalı ve tedavilerini gerçekleştirmeli dedi.
Ağız kokusu için kullanılan sprey, gargara, ağız suyu ağız kokusunu gidermez, aksine tükürüğü azalttığı için diş çürümesini arttırır bu yüzden son derece zararlıdır diyen Dt. Metin Ağca bu ürünler ticari amaçla üretilmiştir dedi.
Ağız hijyenine dikkat edildiği zaman ağız kokusundan kurtulmak son derece basit diye konuşan Dt. Metin Ağca 'dişlerinizi en az üç dakika fırçalayın, diş ipi kullanın, dilinizin arkasını fırçalayın '' dedi.Diş hekimi Metin Ağca, ağız kokusu olan kişilerin içinde çinko bulunan diş macunlarını kullanmalarını tavsiye etti.
PROGRAMIN TAMAMINI burcfm.com.tr internet adresinden DİNLEYEBİLİRSİNİZ.
-
16:26
»
Son Haberler
Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, bir ilke imza attı. Kadınlar Günü münasebetiyle TRT Şeş'teki 'Siti' isimli programa katılan Mutlu, stüdyoda bulunan konukları 'Roj baş' (İyi günler) diyerek Kürtçe selamladı.
Kadınlara yönelik projeleri anlatan Mutlu, ardından 'Em jive hez dikin' (Sizi seviyoruz) dedi. Bu ifadeler salondaki izleyicilerden alkış alırken, sunucu 'Em ji jive hezdıkın' (Biz de sizi seviyoruz) karşılığını verdi.
(CİHAN)
-
16:23
»
Son Haberler
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdadoğlu'nun genel affa ilişkin sözlerine CHP'li Hakkı Süha Okay'dan şartlı destek geldi.
Okay, dağdaki teröristin silah bırakması halinde affa sıcak bakabileceklerini söyledi. MHP'li Şandır ise Türkiye'nin böyle bir affa ihtiyacı olmadığını savundu.
TBMM'de 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla bir grup kadını kabul eden CHP Grup Başkanvekili Kemal Okay, Kılıçdaroğlu'nun dün Batman'da 'Toplumsal barışın bir parçası olacaksa genel affa evet deriz' sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Eğer dağdaki terörist elindeki silahı bırakıp teslim olacaksa ve annelerin gözyaşları dinerse, toplumsal barışa katkı sunacaksa o zaman genel bir affa destek veririz." şeklinde konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise CHP'li Kılıçdadoğlu'nun bu sözlerine tepki gösterdi. Türkiye'nin genel bir affa ihtiyacının olmadığını ifade eden Şandır, genellikle iktidardan gelen bu tür taleplerin ana muhalefet partisinden gelmesini ise manidar bulduklarını söyledi. (CİHAN)
-
-
10:15
»
Son Haberler
Mersin'in Silifke ilçesinde biber şeklini alan limon görenleri şaşırtıyor.
Silifke'de bir limon bahçesinde tarım işçisi olarak çalışan Ayşe Say, topladığı limonlar içerisinde biber şekline benzer iki limon gördü. Önce hayretler içerisinde ne olduğunu anlayamayan Say, dalından kopardığı bibere benzeyen limonları evine getirdi.
Hasan Paker İlköğretim Okulu'nda okuyan Talat Say, annesinden limonları alarak okula götürdü. Sınıfında öğretmen ve öğrenci arkadaşlarına bibere benzeyen limonları gösteren Talat Say, sınıfın uğuru olsun diye bibere benzeyen limonları öğretmenine verdi. Sınıf arkadaşları, okul öğretmen ve idarecilerin bibere benzeyen limonları ilk gördüklerinde bu duruma inanamadıklarını belirten Talat Say, "Annem gündelik işçi olarak gittiği limon bahçesinde limon toplarken bibere benzeyen limonları görmüş. Dalından kopararak akşam eve getirdi. Bize ilk gösterdiğinde limon olduğuna inanamadım. Çünkü bire bir bibere benziyordu. Sonrasında limonları alarak okuluma getirip, sınıf arkadaşlarım ve öğretmenlerime gösterdim. Onlarda limon olduğuna inanamadılar. Ben de artık uğur getirsin diye limonları okuluma bağışlıyorum" dedi.
Bibere benzeyen limonu ilk gördüğünde şaşkınlığını gizleyemediğini belirten sınıf arkadaşı Meryem Adaklı ise, "Görünüş itibari ile bibere andıran limonu ilk gördüğümüzde şaşkınlığımızı gizleyemedik. Hayatımda ilk defa böyle bir limon görüyorum. Bibere benzeyen limonun ötekilerinden farklı oluşu nedeniyle uğur getireceğini sanıp okulumuzda bulunduracağız" diye konuştu.
İHA
-
10:02
»
Son Haberler
Ahmet Altan bugunkü yazısında gündeme damgasını vuran Başbakan'ın çıkışını da yorumladı. İşte yazının ilgili bölümü..
...İlk kez bir başbakan, ?kutsal yargı? palavrasını bir kenara itti ve gerçekleri açıkça söyledi. Bugüne dek yargı ne yaparsa yapsın sanki bu yapılan ?tarafsız? bir davranışmış gibi sahtekârca bir yaklaşımla değerlendirilirdi.
Yargı ?kutsal ve dokunulmaz? kabul edilmişti, Ergenekon davasına müdahale etmeye çabalayan yüksek yargı üyeleri ?resmî? düzeyde eleştirilmezdi. Yüksek yargı ise son zamanlarda ?Ergenekon yanlısı? bir siyasi parti gibi davranmaya ve darbeye karşı atılan her adımı önlemeye başlamıştı.
Hükümete karşı ciddi bir muhalefet yürütüyorlardı ve bunu yaparken de bir yandan ?bizi kuşatıyorlar? diye yakınıyorlardı.
Başbakan Erdoğan dün, ?siz bizi kuşatıyorsunuz,? diyerek ?yargının? yasamanın gücünün budamaya çalışmasını açıkça dile getirdi. Bu çıkış, 22 Temmuz seçimlerini ?orduyla çatışarak? kazanan AKP'nin önümüzdeki seçimleri de ?yüksek yargı? ile çatışarak kazanmayı planladığını ortaya koyuyor.
Tabii, ordunun ve yüksek yargının kendilerine ?neden bizimle çatışan, halkın oyunu alıyor? diye bir sorması gerekir bence.
Kendi halklarıyla bu kadar ?ters? düşmelerinin nedeni olarak ?halkı? görürlerse çok yanılırlar, biraz kendilerine ve neleri savunduklarına bakmalılar. Türkiye'de halk, orduyu da yargıyı da gerileterek ?demokrasiye? geniş bir alan açıyor, AKP de bunun öncülüğünü ve temsilciliğini yapıyor...
TARAF
-
10:00
»
Son Haberler
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere ve İsveç'e gidecek.
Başbakan Erdoğan, İngiltere Başbakanı Gordon Brown'un davetlisi olarak 16 Mart tarihinde İngiltere'ye çalışma ziyaretinde bulunacak. İngiltere Başbakanı Brown ile görüşecek olan Erdoğan, 16 Mart günü İngiltere'deki ziyaretini tamamlayarak akşam saatlerinde İsveç'e geçecek.
Erdoğan, İsveç'in başkenti Stockholm'de 17 Mart tarihinde düzenlenecek olan Türkiye-İsveç I. Hükümetlerarası Zirvesi'ne katılacak. Erdoğan'ın, İsveç'te ikili görüşmeler de gerçekleştirmesi öngörülüyor. (CİHAN)
-
9:56
»
Son Haberler
Mersin'de kız meselesi yüzünden internette birbirlerini düelloya davet eden iki grup arasında çıkan kavgada 4'ü bıçak 3'ü de darp sonucu 7 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı.
Alınan bilgiye göre, iki genç grubu arasında kız meselesi yüzünden uzun süreden beri süren husumet birbirlerini internette düelloya davet etmesi üzerine kavgaya dönüştü.
İddiaya göre, internette birbirlerini düelloya davet eden gençler Muğdat Camii yanındaki parkta buluştu. Sözlü başlayan tartışma daha sonra kavgaya dönüştü. Kavga, ailelerin de karışması üzerine daha da büyüdü. Bıçak ve sopaların kullanıldığı kavga sonucu Serkan K. (33), İbrahim Baran U. (15), Sinan A. (21) ve Hasan Mustafa H. bıçakla, Türkan U. (40), Murat K. (42) ve Şefik U. ( 49) darp sonucu yaralandı.
Yaralılar, Mersin Devlet ve Toros Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis, olaydan sonra gençlerden bazılarını polis merkezine götürdü.
(CİHAN)
-
9:56
»
Son Haberler
İzmir'de, Foça Açık Cezaevi'nden kaçan İbrahim A. (29), saklandığı evde polis tarafından yakalandı.
'Adam öldürmeye tam teşebbüs', '6136 sayılı kanuna muhalefet' ve 'cezaevinden firar' suçlarından aranan zanlının, Ufuk Mahallesi 862 sokakta bulunan bir evde kaldığını belirleyen İnfaz Büro Amirliği ekipleri sözkonusu eve baskın düzenledi. İbrahim A., evde yakalanarak gözaltına alındı.
İbrahim A.'nın, Doğan Gökçe'yi tabancayla 4 el ateş ederek ağır şekilde yaraladığı ileri sürüldü. Zanlının hem bu suçtan, hem de 6136 sayılı kanuna muhalefet ve Foça Açık Cezaevi'nden firar etmesi nedeniyle de arandığı öğrenildi. Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlanan zanlının adliyeye sevkedileceği öğrenildi.
(CİHAN)
-
9:52
»
Son Haberler
Kimi savcı, kimi hakim, kimi siyasetçi, kimi de emekli asker. Biz onları hem dünden hem de bugünün siyasi ortamından; yaptıkları işlerden ve beyanatlarından tanıyoruz.
Birbirinden bağımsız bu 10 kişinin tek ortak özelliği ise isimleri. Türkiye son dönemlerde bu 'Osman'ları konuşuyor. Eski Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal en önemli gündem maddelerimizden Erzincan iddianamesi ile hafızalarımızda yerleşirken, diğerleri de farklı şekillerde gündemimizin üst sıralarında yer aldı. Kim mi bu Osman'lar. İşte cevabı: Osman Şanal, Osman Kaçmaz, Osman Can, Osman Paksüt, Osman Yıldırım, Osman Baydemir, Osman Durmuş, Osman Pamukoğlu, Osman Özbek ve Osman Müftüoğlu.
***
Çeşitli üniversitelerde hukuk üzerine dersler verdikten sonra 2002 yılında Anayasa Mahkemesi Raportörlüğü'ne atanan Osman Can'ı, AK Parti hakkında kapatma davası sürerken hazırladığı raporla tanıdık. Mahkeme üyelerine sunduğu raporunda AK Parti'nin kapatılmaması yönünde görüş bildiren ve parti kapatmalara karşı çıkan Osman Can, daha önce yazdığı makalelerde de, Anayasa Mahkemesi'nin kendisine getirilen anayasa değişiklikleri ile ilgili davalara sadece teknik açıdan bakabileceğini, içerik yönünden inceleme yapamayacağını savunuyordu. Statükocu uygulamalara imza atan Yargıçlar ve Savcılar Birliği'nin (YARSAV) karşısında Özgürlük İçin Yargıçlar ve Savcılar Birliği'ni (Demokrat Yargı) kurdu ve başkanı oldu. Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal'ın görevden alındığı HSYK kararını, 'ikinci Şemdinli vakası' olarak yorumlayan Can, Erzurum'daki soruşturmayı yerinde inceledi.
***
Biz onu tanıdığımızda Erzurum'da özel yetkili cumhuriyet savcısı olarak görev yapıyordu. 'Başsavcı tutuklatan savcı' olarak gündeme gelen Şanal, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'i yürüttüğü Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklattı. Bu kapsamda 3 MİT görevlisi ve 6 askeri tutuklatan Şanal için, "MİT binasına baskın yaptı. Çatışmanın eşiğinden dönüldü." haberleri yapıldı. Eskişehir İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu'na Kemah'ta biri yarbay 9 askerin şehit olduğu mayınlı saldırıyla ilgili soruları yönelten Şanal, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk'i de şüpheli sıfatıyla iki kez ifadeye çağıran isimdi. Bütün bunların üzerine 17 Şubat 2010 tarihinde toplanan HSYK, 'özel yetkili' Şanal ve beraberindeki 3 savcının yetkilerini elinden aldı.
***
Osman Paksüt, Ergenekon süreciyle birlikte gündeme geldi. 'Takip edildiği' gerekçesiyle bir polis aracını durdurduğunda günlerce haberlere konu olan Paksüt'ün eşi Ferda Paksüt de Ergenekon sanıklarıyla ilişkileri nedeniyle olay oldu. Davada 'şüpheli' sıfatıyla ifade veren Ferda Paksüt'ün telefon konuşmaları ilgi çekiciydi. Osman Paksüt 'dinlenildiği' gerekçesiyle bu kez savcılara ve emniyete dava açtı; ancak çiftin sadece "teknik takibe" takıldığı ve dinlenilmedikleri anlaşıldı. Osman Paksüt bunun ardından, "Eşim eğer suçluysa boşanırım." diyerek dikkatleri üzerine çekti. Paksüt'ün en çok konuşulduğu konulardan biri de başörtüsü düzenlemesi Anayasa Mahkemesi'nde görüşülürken ve AK Parti kapatma davasından hemen önce dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ ile görüşmesiydi.
***
Osman Kaçmaz, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında 'kayıp trilyon davası'nda verilen takipsizlik kararını kaldırmasıyla gündeme geldi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takipsizlik kararı verdiği Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt'ün dinlendiği iddialarıyla ilgili dosyayı yeniden açtı. Emniyet, Jandarma, MİT ve TİB yetkilileri hakkında soruşturma başlattı. Bu süreçte dinlemeye karşı odasında jammer bulundurması nedeniyle 'jammerli hakim' lakabıyla anıldı. Adalet Bakanlığı'nın HSYK ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'meslekten ihraç', 'yer değiştirme' ve 'adli soruşturma' talebiyle başvurduğu hakim için mahkeme yargılama kararı verdi. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi, Kaçmaz hakkında 'görevi kötüye kullanma', 'hazırlık soruşturmasının gizliliğini ihlal' suçlarından kovuşturma yapılacağını bildirdi.
***
Birleştirilen Danıştay saldırısı ve Ergenekon davalarının kilit sanığı Osman Yıldırım oldu. Cumhuriyet'in 11 Eylül'ü" manşetine sebep olan Danıştay saldırısının "İslamcı" biri değil de, "yönlendirilen" bir avukat tarafından yapıldığını ilk o itiraf etti. Osman Yıldırım, Ergenekon mahkemesinde de konuşmaya kararlıydı. Danıştay saldırısının emrini emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ten, olay yerindeki bombaları ise emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'den aldığını söyledi. Henüz davalar birleştirilmeden önce Ankara'da tutukluyken yazdığı mektup, Danıştay saldırısının Ergenekon soruşturmasına dâhil edilmesini sağladı.
***
Tıp doktoru Osman Durmuş, Bülent Ecevit'in başında bulunduğu 57. hükümette sağlık bakanı olarak görev yaptı. 3 yıllık bakanlığında oldukça sıra dışı bir profil çizen Osman Durmuş, Meclis'in renkli simaları arasında yer aldı. Bir dönem sonra Kırıkkale milletvekili olarak tekrar Meclis'e giren Durmuş, bu defa ilginç olmaktan ve insanları gülümsetmekten farklı bir şey yaparak, TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı kastederek, "Siz peygamber gibi görülen birinin eşini nasıl GATA'ya almazsınız?" şeklindeki talihsiz sözleriyle gündeme geldi. Bu sözler hem Meclis'i hem de Türkiye gündemini karıştırdı.
***
Aslen hukukçu olan Osman Baydemir, insan hakları alanındaki çalışmalarından da tanınan bir isim. İnsan Hakları Derneği (İHD) genel başkan yardımcılığı yapan Baydemir, 2004 yerel seçimlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanı oldu. Yaptığı icraatlarla zaman zaman tartışma konusu olan Baydemir, son KCK operasyonları sırasında bazı belediye başkanlarının da gözaltına alınmasına tepki gösterirken küfretti. Partilileri arasında 'Şahin' ve 'Güvercin' tanımı yapanlara tepki gösterdiği konuşmasında, "Bunu söyleyenlere has..tir diyoruz. Kendi değerlerine ihanet eden tek Kürt politikacı bulamayacaksınız." dedi. Baydemir bu olaydan sonra da biri belediyede temizlik işçisi olarak çalışan iki PKK militanı tarafından sorgulandığı ses kaydının internete düşmesiyle gündeme geldi.
***
"Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok" isimli kitabıyla tanınan emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, "efsane komutan" gibi sıfatlarla gündeme gelir sık sık. Güneydoğu'da terörle mücadele kapsamında gösterdiği başarılar dilden dile anlatılır. Ancak son zamanlarda isminin çokça kullanılması, siyasete atılmasıyla ilişkiliydi. Pamukoğlu, Hak ve Eşitlik Partisi'ni (HEPAR) kurarak aktif siyasete atıldı. Yurdun çeşitli yerlerinde miting veren Osman Pamukoğlu, katılımın düşük olmasından dolayı televizyonlardaki reytingini de kaybetti. Mitinglerine katılımın az sayıda olduğunu haber yapan bazı televizyon ve gazetelere ateş püsküren Pamukoğlu, son polemiğini Taraf yazarı Rasim Ozan Kütahyalı'yla yaşadı. , Kütahyalı için "Adam gibi adam olsun." lafını kullanırken, "Zaten örgüt ilgileniyor. Mesaj çekiyorlar, protesto ediyorlar, ilgileniyorlar yani!" diyerek şaşırttı.
***
Aktif siyaseti deneyen emekli paşalar kervanına katılan emekli Tümgeneral Osman Özbek, 28 Şubat sürecinde muvazzafken ailesiyle birlikte hacca giden Necmettin Erbakan için "p...venk!" tabirini uygun gördü. Haberlerde sık sık, "Yine ağzını bozdu!" şeklinde ifadelerine rastlanan Özbek, son olarak katıldığı bir toplantıda Taraf Gazetesi muhabiri Mehmet Baransu'ya hakaret ederken yakalandı. Baransu'ya "Şerefsiz!" diyen Özbek, "Ben orgeneralimi bu yüzden kimseye vermem!" sözleriyle savcılara yol gösterdi. Özbek'in "darbe çağrısı" yapması da artık olağan hâle geldi. 28 Şubat'taki "erken final" pankartlarına da laf atan Özbek: "Bazıları finale yaklaştık diyor. Asıl biz finale yaklaştık, TSK Anayasa'daki belirlenmiş olan meşru müdafaa hakkını kullanmalı."
***
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in doktoru olarak biliniyor. Pek çok ünlünün de doktorluğunu yaptı. Ankara Numune Hastanesi Başhekimliği yaptığı yıllarda tanınan Müftüoğlu, hem kamuda hem de sivil toplum örgütlerinde sağlıkla ilgili önemli görevlerde bulundu. Kurduğu Yaşasın Hayat Kliniği'yle doktorluğu sürdüren Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun sağlıklı yaşam üzerine kitapları bulunuyor. Zayıflama, diyet, sağlıklı yaşam konularında tüyolar sunan Müftüoğlu, uzun yıllardır bu konularda gazete yazarlığı da yapıyor. Hayatın içinden konulara temas eden Müftüoğlu, en çok kadınlar tarafından izleniyor.
ZAMAN - PAZAR
-
9:40
»
Son Haberler
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin Ermeni iddialarını içeren tasarıyı kabul etmesine Hamburg Azerbaycan Kültür Derneğinden de tepki geldi.
Dernek Başkanı Azer Rövşen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Ermeni diasporası tarafından uygulanan Hocalı katliamının gündeme getirilmediğine" işaret ederek, "Türkiye'ye karşı verilen bu kararı kınıyoruz" dedi.
Tasarının Temsilciler Meclisi genel kurulundan geçmemesi dileğinde bulunan Rövşen, "Hocalı katliamını unutturmak için Batı 1915 olaylarını gündeme getirmeye ve gündemde tutmaya çalışıyor. Ermenistan'ın Azerilere uyguladığı insanlık dışı katliamın hesabını kim verecek?" diye konuştu.
Rövşen, Hocalı katliamıyla ilgili bir anıtın Hamburg'da dikilmesi için imza kampanyası başlatıklarını belirterek, "Azerbaycan toprakları içinde bulunan Karabağ bölgesi Ermeni birliklerince 1991-1993 yılları arasında işgal edilmiştir. Bu işgal sırasında 26 Şubat 1992'de Hocalı kasabasında, aralarında çocuk, yaşlı ve kadın olmak üzere 613 sivil Azeri vatandaşı katliama uğramıştır. İşlenen bu insanlık suçuna karşılık hayatlarını kaybedenlerin anısına Hamburg'da bir anıt dikmek istiyoruz. Toplanan imzaları da Hamburg Eyalet Meclisine vermeyi düşünüyoruz" dedi.
-
9:39
»
Son Haberler
Adana'da bir bahçede bekçilik yaparken bağırsak kanserine yakalanan ve patronu tarafından hastaneye getirilerek terk edilen bir kişi, ameliyat edildikten sonra sağlık güvencesi olmadığı gerekçesiyle bin 800 liralık senet imzalatılarak kapı dışarı edildiği ileri sürüldü.
Hastaneden atıldıktan sonra hasta hasta kaldırımlarda yatan şahsa bir kişi sahip çıkarak oteline aldı.
Mardin'den Adana'ya göç ederek portakal ve mandalina bahçelerinde bekçilik yaparak geçimini sağlayan kimsesiz Süleyman Savaşçı (65) hastalanınca önce patronundan sonra hastane görevlileri tarafından kapı dışarı edildi. Bekçilik yaparken aniden karnında ağrı başlayan Savaşçı, patronu tarafından hastaneye getirilerek terk edildi. Adana Numune Hastanesi'ne getirilen Savaşçı burada sağlık güvencesi olmamasına rağmen doktorlar tarafından ameliyat edildi. Savaşçı, sağlık güvencesi olmadığı için ameliyat edilir edilmez apar topar hastaneden kovulduğu ileri sürüldü. Hastaneden kovulan ve gidecek yeri olmayan Savaşçı bir süre hasta hasta aç susuz kaldırımlarda yaşamaya başladı. Bu sırada, Savaşçı'nın kaldırımlarda yaşadığını gören bir otel işletmecisi ona acıyarak oteline aldı.
Otel işletmecisi Eyüp Örkmez (43), yaşlı adamın perişan bir halde yaşadığını görünce çok üzüldüğünü belirterek, "Sağlık güvencesi olmadığı için hastaneden atmışlar. Bağırsakları dışarıda bir vaziyette kaldırımda yatıyordu. Ben bu duruma çok üzüldüm. Amcanın yanına giderek onu otelime aldım. Ancak benim otelimin şartları da çok iyi değil. Amcaya ücret almadan bakıyorum" dedi.
Savaşçı'nın her gün hastaneye pansuman olmaya gittiğini, hiçbir yeri bilmediğini kendisinin götürüp getirdiğini belirterek, "Bu amcanın çok temiz bir yerde bakımının yapılması gerekiyor. Elimden geldiğince ilgileniyorum ama yeterli olmuyor. Bu amcanın huzurevine yerleştirilmesi gerekir. Ona Yeşil Kart çıkartmaya çalıştım ancak Mardinli olduğu için oraya gidilmesi gerekiyor. Ne olur bu amcaya yardım edin" diye konuştu.
Savaşçı ise yıllarca bahçesine bekçilik ettiği kişinin kendisini hastaneye terk edip kaçtığını anlatarak, "Hastanede beni ameliyat ettikten sonra burası huzurevi değil diyerek kaldırıma taburcu etti. Üstelik bana bin 800 liralık senet imzalattılar. Ben bu senedi nasıl ödeyeceğim. Bir kuruş param yok" dedi.
Kaldırımlarda yatarken hayırsever bir vatandaşın kendine yardım ederek oteline aldığını para vermeden burada yaşadığını söyleyen Savaşçı bir ameliyat daha olması gerektiğini ancak sağlık güvencesi olmadığı için ameliyat olamadığını kaydetti.
İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ise sağlık güvencesi olmamasına rağmen hastanın ameliyat edildiğini, ancak hastanede uzun süre tutulamadığını bildirdi.
İHA
-
9:38
»
Son Haberler
Kocaeli'de bir servis minibüsünün devrilmesi sonucu 4 kişi yaralandı.
Alınan bilgiye göre, D-130 kara yolu Sefa Sirmen Bulvarı'nda Erbil İşeri'nin kullandığı 41 P 1241 plakalı minibüs, henüz belirlenemeyen nedenle devrildi.
Kazada, sürücü İşeri ile Ayşe Işık Can, Adnan Can ve Gülay Yorulmaz yaralandı. Yaralılar Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
-
9:30
»
Son Haberler
Türkiye'nin de ortakları arasında bulunduğu Askeri Nakliye Uçağı (A400M) projesinde finansman sorunu çözüldü.
Üye ülkelerin, 3,5 milyar Euro daha ilave kaynak aktararak, projenin devamını sağlama yönünde anlaştıkları kaydedildi. Yaklaşık 2 milyar Euro'luk ek masrafın, satın alınacak uçak adedinin azaltılmasıyla, 1,5 milyar Euro'luk kısmının da devlet kredileri ile karşılanması bekleniyor. Almanya Maliye Bakanı Karl-Theodor zu Guttenberg, A400M'lerin finansman sorunu çözülmesinin sevindirici olduğunu söyledi. Alıcı ülkeler, 2003 yılında Airbus'a toplam 180 askeri nakliye uçağı siparişi vermişti. Projenin karmaşık olması, A400M'lerin teslimatında geciktirdi.
AA
-
9:26
»
Son Haberler
Meclis, bu hafta sebze ve meyve ticaretini yeniden düzenleyen tasarı için mesai yapacak.
TBMM Genel Kurulu, haftaya denetimle başlayacak. Genel Kurulda, 9 Mart Salı günü, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, bir saat süreyle milletvekillerinin soru önergelerini yanıtlayacak.
Sözlü soruların ardından, uzun süreden beri gündemde bulunan sebze meyve halleriyle ilgili düzenleme ele alınacak. ''Temel kanun'' olarak iki bölüm halinde görüşülecek olan 20 maddelik tasarı, sebze ve meyve ticareti ile arz ve talep derinliği bulunan diğer malların ticaretini yeniden düzenliyor.
Tasarıya göre, toptancı halleri; imar planlarında belirlenmiş alanlarda, halin sınıfına, büyüklüğüne ve işlem hacmine göre müzayede, depolama, tasnifleme ve ambalajlama tesisleri ile laboratuvar ve soğuk hava deposu gibi diğer asgari koşulları taşıyan projeler çerçevesinde, belediye sınırları içinde belediyeler, büyükşehir belediye sınırları içinde büyükşehir belediyeleri tarafından kurulacak.
İmar planında toplantı hal yeri olarak belirlenmiş alanlarda, özel mülkiyete ait arazilerin bulunması halinde, bu araziler rızaen satın alma veya kamulaştırma yoluyla edinilebilecek.
Komisyoncuların satış bedeli üzerinden alacakları komisyon oranı, yüzde 8'i aşmamak üzere, taraflarca serbestçe tespit edilecek. Bakanlık, bu oranı yarıya kadar indirmeye yetkili olacak. Fiilen aracılık hizmeti verilmedikçe, komisyon ücreti alınamayacak.
Semt pazarında bulunan toplam satış yeri sayısının en az yüzde 20'si, özel satış yeri olarak üreticilere ayrılacak. Ayrılan satış yerlerine üreticilerden yeteri kadar talep olmaması veya boşalan satış yerlerinin doldurulamaması halinde, diğer talep sahiplerine de tahsis yapılabilecek.
Toptancı halinde satılan mallardan yüzde 1, toptancı hali dışında satılan mallardan yüzde 2 oranında hal rüsumu tahsil edilecek. Bakanlar Kurulu, hal rüsumu oranlarını, yüzde 90'a kadar azaltmaya veya artırmaya yetkili olacak.
Malların ticaretinin, kanuna uygun olarak yapılmasının sağlanması için karşılıklı bilgi ve görüş alışverişinde bulunmak, sorunları incelemek ve önlemleri tespit etmek, uygulamayla ilgili kurum ve kuruluşlar arasında iş birliğini sağlamak üzere Toptancı Hal Konseyi oluşturulacak.
Belediye toptancı hallerindeki iş yerleri, kiralama veya satış yoluyla işletilecek. Ancak satılan iş yeri sayısı, o haldeki iş yeri sayısının yüzde 50'sini geçemeyecek.
Kiralama veya satış işlemi, Devlet İhale Kanuna göre yapılacak. Kira süresi en fazla 10 yıl olacak ve kira süresi sona erenler, açılacak kiralama ihalelerine tekrar katılabilecek. Bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerinde ikinci ve izleyen yıllar için kira bedelleri, Üretici Fiyatları Endeksi oranında arttırılacak. Toptancı hallerinde bulunan toplam iş yeri sayısının en az yüzde 20'si, üretici örgütü yeri olarak ayrılacak.
Bu tasarının yasalaşmasının ardından Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ve ürünlerine ilişkin düzenlemeleri içeren Biyogüvenlik Yasa Tasarısı ele alınacak.
Genel Kurul; 9 Mart Salı günü 15.00-20.00, 10 Mart Çarşamba ve 11 Mart Perşembe günleri ise 13.00-20.00 saatleri arasında çalışacak.
-KOMİSYONLAR-
TBMM'deki ihtisas ve araştırma komisyonları da gündemlerindeki konuları görüşmek üzere toplanacak.
Plan ve Bütçe Komisyonu, 9 Mart Salı günü, İstanbul'da ''Türk-Alman Üniversitesi'' kurulmasını içeren Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapılmasını içeren yasa tasarısını görüşecek.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa teklifini, 10 Mart Çarşamba günü ele alacak. Teklif, Kurumca gerekli görülen hallerde yurt binası ve tesislerinin düzenlenecek protokol esasları çerçevesinde TOKİ'ye veya inşaat işleri konusunda görevli ve yetkili kamu tüzel kişiliğine sahip diğer kurum ve kuruluşlara doğrudan yaptırılabilmesini öngörüyor
AB Uyum Komisyonu, 11 Mart Perşembe günü, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısını ele alacak.
Madencilik sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, 10 Mart Çarşamba günü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Süfyan Emiroğlu ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Tevfik Güyagüler'i dinleyecek.
Deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, 10 Mart Çarşamba günü toplanarak, Karayolları Genel Müdürlüğü, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Türk Telekomünikasyon Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu DASK, Avea, Vodafon, Turkcell, İGDAŞ, EGO, DSİ yetkililerinden bilgi alacak.
Eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili yeniden kurulan Meclis Araştırma Komisyonu da 11 Mart Perşembe günü AVEA ve Turkcell yetkililerini dinleyecek.
AA
-
9:09
»
Son Haberler
"Halkın yargı reformunu desteklemesi önemli, siyasîler bir an önce uzlaşmalı"
Metropoll'ün son anketinde halkın yargı reformuna verdiği yüzde 80'lik destek, hukukçular tarafından olumlu bulundu. Halk reformu istiyorken, bunun gerçekleştirilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ergun Özbudun, "Halkın 'yargı reformu' talebindeki mutabakatı, siyaset zemininde bir uzlaşmayı da zorunlu kılıyor." dedi. Prof. Dr. Özer Sencar da hükümetin bu desteği iyi değerlendirmesini istedi.
Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Mer-kezi'nin anketinde halkın yüzde 80'inin yargı reformunu desteklemesini hukukçular Zaman'a yorumladı. Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun, "Halkın 'reform' talebindeki mutabakatı siyaset zemininde bir uzlaşmayı zorunlu kılıyor." dedi. Araştırmayı yapan Prof. Dr. Özer Sencar, şu ana kadar yapılan hiçbir araştırmada halktan yüzde 80'lere ulaşan bir talep görmediklerine dikkat çekti. Doç. Dr. Faruk Turhan ise "Yargı reformu bir an önce gerçekleştirilmeli." ifadesini kullandı. Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk de "Yargı reformu şart ancak içeriği de önemli." diye konuştu.
Metropoll tarafından 31 ilde yapılan 'Türkiye Siyasal Durum Araştırması-Darbe Planları Gölgesinde Türkiye'de Siyaset ve Yargı Gerilimi' isimli ankete göre vatandaşların yüzde 78,7'si yargı reformuna ihtiyaç olduğunu belirtti. Her 10 katılımcıdan 7'si yeni bir anayasa isterken, CHP ve MHP'nin "anayasa değişikliğini bu parti yapamaz." tavrı benimsenmedi. Yargı reformunun mevcut Meclis tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 62,3. Araştırmaya katılanların büyük bir kısmı da reformun referanduma sunulması durumunda onaylayacağını kaydetti. "Yargı reformu için referandum yapılsa onaylar mısınız?" sorusuna deneklerin yüzde 66'sı 'evet' cevabını verirken, yüzde 27'si ret oyu kullanacağını bildirdi.
Halkın reforma verdiği büyük desteğin göz önüne alınmasını isteyen hukukçular, şunları kaydetti:
Prof. Dr. Ergun Özbudun (Bilkent Üniversitesi Anayasa Hukuku Öğretim üyesi): Yargı reformu, daha fazla geciktirilmemeli. Hükümetin de üzerinde çalıştığı bir paket var. Bu doğrultuda yapılacak reform birçok kurumun yapısında daha geniş temsili mümkün kılan bir sistemi öngörüyor. Halkın 'yargı reformu' talebindeki mutabakatı, siyaset zemininde bir uzlaşmayı da zorunlu kılıyor. Siyasiler buna zemin hazırlamalı. Halkın yüzde 80'i bu reformu istiyor ve destekliyorken, reformun gerçekleştirilmesi gerekir. Hükümet bu konuda kararlı görünüyor. Referandum yoluyla da olsa bu değişiklikleri yapma kararlılığında ve bu kararlılık arkasında toplum desteği de olan bir kararlılık. Mevcut hükümetin anayasa yapamayacağı yönünde yorumlar da yapılıyor. Bu iddiaları ciddiye almak mümkün değil, gayri ciddi yorumlar bunlar. Bu Meclis gerekli değişiklikleri yapmaya yetkilidir.
Prof. Dr. Özer Sencar (Metropoll Başkanı): Hükümet, bu desteği çok iyi değerlendirmeli
Hükümet, halkın bu talebini fazla geciktirmeden arkasına almalıdır. AKP, CHP ve MHP'ye oy verenlerin yüzde 70 ila 80'i yargı reformunu destekliyor. Halkın beklentileri ve taleplerinin ne olduğu konusu çok önemli. Hem Meclis'te hem de kamuoyunda belli bir mutabakatı sağlayın. Halka, niyetinizin yargıyı etki altına almak değil, birtakım sorunları çözmek olduğunu gösterin. Muhalefet partileri ile zıtlaşmak yerine uzlaşmaya çalışın. Reformun içeriğini ve gerekçeleri halka çok iyi anlatın. Demokrat, sağduyulu aydınlarla, gazetecilerle ve kamuoyu önderleriyle görüşmeler yapın.
Doç. Dr. Faruk Turhan (Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı): Reform talebi, geciktirilmeden yerine getirilmeli
Halkın büyük bir kesiminin yargı reformunu desteklerken hükümet, bunu göz önüne almalı; reformu bir an önce yapmalı. Yüksek yargı mensupları ile hükümet arasında reform konusunda bir anlaşmazlık var. Yargı ve yürütme erkleri kafa kafaya verip çağın ihtiyaçlarına cevap verecek, her iki kesimi de memnun edecek bir yargı reformunu yapmalılar. Bu ülkemizin en öncelikli ihtiyaçlarından biridir. Çünkü mevcut yasalar çağın ihtiyaçlarına cevap vermiyor.
Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı): Yargı reformu şart, içerik önemli
Yargı reformu şart. Ancak içeriğinde nelerin olacağı da önemli. Yargıyı daha bağımsız ve işlevsel kılacak reformlara ihtiyaç var. Siyasi değil; yapısal birtakım değişiklikler yapılmalı. AB üyeliğinin gerekli kılacağı birtakım yenilikler, parti kapatma, HSYK'nın yapısı ve dokunulmazlık konularında değişikliğe gidilmeli. Yeni anayasa için kurucu meclis oluşturulması gerekmiyor. Ortada bir meclis yoksa kurucu meclis oluşturulur. Zaten mevcut bir Meclis var. Bu Meclis değişiklik yapmaya yetkilidir. ZAMAN
-
8:52
»
Son Haberler
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak ''ANA'' ile saat 09.30'da Şanlıurfa'ya hareket etti.
Erdoğan'ı, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanından İstanbul Valisi Muammer Güler, Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ile öteki ilgililer uğurladı.
Başbakan Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da Şanlıurfa'ya gitti.
AA
-
8:48
»
Son Haberler
Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde, özellikle bebekleri kullanarak vatandaşlardan para isteyen şahısların aynı aileden olması dikkatlerden kaçmıyor.
'Aile boyu' dilenciler, caddenin belirli yerlerinde bir araya gelip değerlendirme toplantısı yapmayı da ihmal etmiyor. Bu tezgahı fark eden polisler ise tespit ettikleri iki bayanı gözaltına aldı.
İstanbul'un en kalabalık caddesi İstiklal Caddesi, dilenciliği meslek haline getiren şahıslardan geçilmiyor. Dilenciler, duygu sömürüsü yaparak para topluyor. Kimisi de kucağına aldığı bebeği emellerine alet ediyor. Dilenciliği bireysel olarak yapanların yanında, aralarında anlaşarak para toplayanlar da bulunuyor. Özellikle kadın dilenciler, para koparmaya çalıştıkları vatandaşlara yanında bulundurdukları bebekleri ile duygu sömürüsü yapıyor.
İstiklal Caddesi'nde Cihan kamerasına bu kez farklı bir dilencilik örneği takıldı. Aynı aileden oldukları öğrenilen ve tamamı bayan 5'i çocuk toplam 9 kişi, caddenin belirli yerlerinde dileniyor. Farklı sebepler öne sürerek dilenen bayanlar, günün belirli saatlerinde toplanıp, değerlendirme toplantısı da yapmayı ihmal etmiyor.
Bu tezgahı fark eden polisler ise tespit ettikleri iki bayanı gözaltına aldı. Bayanlardan bir tanesinin kucağında 10 aylık bebeği olması dikkat çekti. (CİHAN)
-
8:39
»
Son Haberler
Şanlıurfa'da meydana gelen trafik kazasında, 4 kişi yaralandı.
Alınan bilgiye göre, Şanlıurfa-Diyarbakır kara yolu Karaköprü beldesinde gece meydana gelen kazada 63 KL 114 otomobil ile 06 KZS 21 ve 06 GFR 47 plakalı jipler çarpıştı. Kazada, araçlarda bulunan G.Ö. (10), A.Ö. (60), M.Ö. (18) ve M.A. (34) yaralandı.
Yaralanan 4 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla çevredeki hastanelere kaldırıldı.
Kaza nedeniyle kara yolunda ulaşım bir süre aksadı.
AA
-
8:38
»
Son Haberler
Irak'ın başkenti Bağdat'ta, genel seçimler yapılırken iki binada meydana gelen patlamalarda, ilk belirlemelere göre 16 kişi öldü.
İçişleri Bakanlığından bir kaynak, bir apartmanda meydana gelen ve en az 4 kişinin öldüğü patlamanın ardından bir başka binada meydana gelen patlamada da ilk belirlemelere göre 12 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Genel seçimler için oy verme işleminin başlamasından bu yana Bağdat'ta havan topu mermileri ve yol kenarına yerleştirilen bombaların yol açtığı patlama sesleri duyulduğu haber veriliyor.
AA
-
8:38
»
Son Haberler
Karayollarının yapım çalışmaları devam eden kesimlerinde ulaşım kontrollü sağlanıyor.
Karayolları Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Korkuteli-Antalya yolunun 25-37. kilometreleri (Cehennem Deresi ile Yenice Köprüsü arası) patlatmalı yol yapım çalışması nedeniyle her gün 13.00-15.00 saatleri arasında yol trafiğe kapatılacak. Ulaşım, belirtilen saatlerde eski Korkuteli-Antalya yolundan sağlanacak.
Arhavi-Hopa-Sarp yolunun (Hopa şehir geçişi) 16-18. kilometreleri arasında sürdürülen kavşak düzenleme çalışmaları nedeniyle bölünmüş yolun kuzey şeridi trafiğe kapatılıp, ulaşım güney şeridinden gidiş-geliş olarak sağlanıyor.
Muğla-Köyceğiz yolunun 30-32. kilometreleri arasında altyapı çalışmaları nedeniyle ulaşım servis yolundan sağlanıyor.
AA
-
8:37
»
Son Haberler
Yedi yıldır gündemde olan ?çip?li pasaport projesi haziranda hayata geçiyor.
Yeni pasaportlarda kişiye ait bilgiler ?çip?te yer alacak. Biyometrik pasaportların çipli olduğu, pasaport kapağının altındaki ?çip? işaretinden anlaşılacak. Lacivert yerine bordo olacak pasaportların kullanım süresi 10 yıl olacak.
AVRUPA Birliği?nin (AB) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize kolaylığı getirmesi için en önemli koşullarından olan ?Biyometrik pasaportlar?ın basımı tamamlandı. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), AB normlarında yeni pasaportlar için 2007?de uluslararası ihale açmış, pazarlıkta ihaleyi 10 milyon 500 bin liralık teklifiyle alan Türk-Malezya ortaklığındaki Kunt Elektronik-IRIS Technologies ile sözleşme; cihazların dijital fotoğrafları pasaporta standart bir şekilde yerleştirememesi, optik cihazların çip?li pasaportları hükümlere göre okuyamaması üzerine 11 Eylül 2009?da iptal edilmişti.
İhale iptal edilince, Malezya?da basılacağı açıklanan pasaportların basımının Darphane?de yapılması kararı alındı. Darphane?de milyonlarca basılan pasaportların ilk örnekleri Dışişleri Bakanlığı?na geldi. Dışişleri, İçişleri ve Maliye bakanlıklarının ortak çalışması sonucu hazırlanan biyometrik pasaportlar makinede okunabilir, yüksek güvenirliği ve Uluslararası Havacılık Örgütü (ICAO) standartlarına ve AB normlarına uygun içeriğe sahip bulunuyor. Pasaportların ebatları, renkleri ve kapakları da AB ile uyumlu. Kişiye ait tüm bilgiler, yeni pasaportların içindeki çipte yer alacak.
Yeni pasaportların maliyetinin 5 milyon lira civarında olacağı tahmin ediliyor. Normalde Chicago Konvansiyonu?na göre Türkiye?nin biyometrik pasaporta 1 Nisan 2010?da geçmesi gerekiyordu. Pasaportlar için gereken çipin Fransız Gemalto firması tarafından yapılması öngörülüyor. Çip?lerin alımı için Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Naci Koru, Fransa?ya gidecek. Biyometrik pasaportların çipli olduğu pasaport kapağının altındaki ?çip? işaretinden anlaşılacak. Pasaportlarda fotoğraf da biyometrik özelliğe sahip olacak. Beyaz zeminli biyometrik fotoğrafta; yüz, ön cepheden kulaklar dahil net görülüyor.
Fotoğrafın yan veya alt kısmına ancak sınır kapılarındaki optik okuyucuların görebileceği şekilde pasaport sahibinin ismi de yazılacak. Yeni pasaportlarla birlikte ?Lacivert pasaportlar? tarihe karışacak. Diğer AB ülkelerinde olduğu gibi kişiye özel normal pasaportların rengi bordo, kapağı da ciltli olacak.
DİPLOMATİK pasaportların rengi de yeni dönemde, kırmızı yerine, AB?de olduğu gibi siyah olacak. Diplomatik pasaportlar, Dışişleri Bakanlığı?nda kurulan bir birimde tanzim edilip sahiplerine
teslim edilecek. Yeşil ve gri pasaportların renkleri ise aynı kalıp, bu pasaportlar da biyometrik özelliğe sahip olacak.
KULLANIM süresi 10 yıl olacak pasaportlar, tek merkezden dağıtılacak. İllerde valiliklere yapılacak başvuru sırasında sağ ve sol elin işaret parmaklarından optik okuyucu ile iz alınacak. Darphane?den gelecek yeni pasaport, başvurudan yaklaşık 1 ay sonra alınacak. Yurtdışından yapılacak başvurular da aynı şekilde Darphane?de toplanacak. İleri dönemde ise yurtdışında pasaportların hazırlanacağı ayrı bir merkez kurulması planlanıyor. Haziran ayından itibaren verilmesi planlanan pasaportların ücreti daha sonra belirlenecek. Elinde halen geçerli ?lacivert pasaport? bulunanlar da biyometrik pasaport için başvuru yapabilecek. Bu durumda lacivert pasaportun süresi için ödenmiş ücret, 10 yıllık ücretten düşülecek.
HÜRRİYET
-
8:16
»
Son Haberler
Yunanistan Savunma Bakanlığı, 27 generali emekliye ayırdı.
Operasyon, Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin yeni nesil ordu mensupları tarafından yönetileceği yönündeki söylemleri güçlendirdi. Savunma Bakanlığı tarafından emekliye sevk edilen generallerden 13'ü Hava Kuvvetleri'nde, 6'sı Kara Kuvvetleri'nde, 8 amiral ise Deniz Kuvvetleri'nde görev yapıyordu.
Ekonomik kriz sebebiyle zor günler geçiren Yunanistan, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri'nde görevli 27 generalin emekliliğe sevk edilmesiyle sarsıldı. Yunan basınına göre, Savunma Bakanı Evangelos Venizelos ile genelkurmay yetkilileri arasında emekliye ayrılan generaller konusunda görüş ayrılığı yaşandı. Ancak son sözü Venizelos'un söylediğinin altı çizildi. "Savunma Bakanlığı, Silahlı Kuvvetler'de bıçağı derine sapladı" yorumunda bulunan gazeteler, "Kan, Mesogion Caddesi'ne (Savunma Bakanlığı önünden geçen cadde) kadar aktı" benzetmesinde bulundu. Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin yeni nesil tarafından yönetileceği anlamına gelen operasyonda, en derin müdahale 10'u tümgeneral, 3'ü korgeneral olmak üzere 13 askerin emekliye ayrıldığı Hava Kuvvetleri'ne yapıldı. Bunu 7 tümamiral, 1 koramiralle Deniz Kuvvetleri izledi. Kara Kuvvetleri'nden ise tamamı korgeneral 6 isim emekliye sevk edildi.
Bu arada ekonomik krizden çıkış için hafta başında maaş ve ödeneklerde kesintiyi de içeren bir dizi önlem alan hükümete, bir kötü haber de askerlerden geldi. Emekliliğe ayrılmaları durumunda daha fazla maaş alacakları gerekçesiyle Yunan ordusunda görev yapan 6 binden fazla yarbay-subay ve komutanın istifa edeceği kaydediliyor. Bir başka veriye göre bu rakamın 10 bine çıkabileceği belirtiliyor.
Açıklanan önlemlerden sonra emekli olan bir subay, görevde olan subaydan ek ödeneklerde yapılan yüzde 12'lik kesinti nedeniyle yüzde 15 daha fazla maaş alacak. Buna bir de 13'üncü maaş olarak adlandırılan Noel ikramiyesinde yüzde 30, 14'üncü maaş olarak isimlendirilen Paskalya ile yaz tatili dönemlerinde verilen yarımşar maaş ikramiyelerde ise yüzde 30'luk kesinti de eklenince görevde olanların emekliye ayrılmak istemelerinin haklı bir talep olacağı ifade ediliyor. İkramiyelerdeki yüzde 30'luk kesinti, emekli maaşlarına yansıtılmıyor.
ZAMAN
-
7:58
»
Son Haberler
Azeri doğalgazı, Suriye'ye Türkiye üzerinden taşınacak
Azerbaycan Enerji Bakanı Natık Aliyev, Suriye'ye yıllık 1 milyar metreküp doğalgaz vermeye hazırlandıklarını söyledi. Natık Aliyev, Azerbaycan ve Suriye arasında doğalgaz satış sürecinin tamamlanmasının ardından, doğalgazın Türkiye'deki boru hattı ile Suriye'ye ulaştırılacağını belirtti.
Suriye Petrol ve Madeni Kaynaklar Bakanı Süfyan Allo'nun daveti üzerine geldiği Şam'da A.A'ya açıklamada bulunan Aliyev, Suriyeli yetkililerle yaptığı temaslarda enerji konusunda Azerbaycan ve Suriye arasında yürütülebilecek işbirliği imkanlarını görüştüklerini kaydetti.
Aliyev, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Azerbaycan'a yaptığı resmi ziyarette, Azerbaycan'dan doğalgaz almak istediklerini söylediğini ve bu ziyaret sırasında enerji konusunda iki ülke arasında 3 anlaşma imzalandığını hatırlattı.
Suriye'nin talebi çerçevesinde doğalgaz satışı konusunda görüşmelerin sürdüğünü belirten Aliyev, doğalgazın fiyatı, standartları gibi detayların belirlenmesi için her iki ülkenin kendi teknik heyetini oluşturması yönünde mutabık kaldıklarını söyledi.
Aliyev, ''Suriye ile Türkiye doğalgaz konusunda işbirliği yapıyor. (Türkiye ve Suriye) Gaz şebekelerini birleştirmek istiyorlar. Bu, bize Suriye ile işbirliği yapmak için imkan veriyor'' dedi.
Suriye'ye doğalgaz satışı için Türkiye-Suriye doğalgaz boru hattının inşasını beklediklerini belirten Aliyev, ''Suriye ile rüzgar ve güneş gibi alternatif enerji üretimi konusunda da işbirliği yapmak istiyoruz'' diye konuştu.
Suriye ile petrol ve doğalgaz konularında bilgi ve tecrübe paylaşımına hazır olduklarını vurgulayan Aliyev, bu ülkeyle ticari konularda ilişkilerini geliştirmek istediklerini söyledi.
Bakan Aliyev'e Suriye ziyaretinde Azerbaycan Devlet Petrol Akademisi Rektörü Siyavuş Garayev de eşlik etti. Garayev, Suriye'nin Baas Üniversitesi ile anlaşma imzalamaya hazırlandıklarını söyledi. Azerbaycan Devlet Petrol Akademisi'ne Suriyeli öğrencileri beklediklerini belirten Garayev, petrol ve doğalgaz alanında çalışan Suriyeliler'e de eğitim vereceklerini kaydetti.
Azerbaycan'ın, Türkiye-Suriye arasında inşa edilecek doğalgaz boru hattı üzerinden önümüzdeki yıllarda diğer Arap ülkelerine doğalgaz satabileceği belirtildi.
Azerbaycan ve Suriye arasında imzalanan prensip anlaşması (memorandum of understanding) iki ülke topraklarında ve üçüncü ülkelerde faaliyet gösterecek ortak petrol ve doğalgaz üretim şirketinin kurulması ''niyetlerini'' de içeriyor.
-
-
13:23
»
Son Haberler
YÖK Genel Kurulu, yarın Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında toplanacak.
Toplantıda, Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti tarafından rektörlük görevine Prof. Dr. Atalar'ın getirilmesi için sunulan teklif değerlendirilecek.
Ayrıca, farklı katsayı kararının durdurulmasının ardından konuya ilişkin yapılacak çalışma için bir komisyon oluşturulacak.
Bazı fakültelere dekan atamasının da yapılacağı toplantıda, Antalya'da iki, Ankara'da bir vakıf üniversitesi kurulması talepleri olumlu bulunan vakıf yetkilileri sunum yapacak ve eğitim komisyonu raporları görüşülecek.
-
13:21
»
Son Haberler
Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu'nun (TUSKON) düzenlediği Türkiye-Endonezya Ticaret ve Yatırım Forumu başkent Cakarta'da gerçekleştirildi.
J.W Marriot otelindeki programa yerli ve yabancı 453 büyük ölçekli yatırım firmasından temsilciler katıldı.
Forumda konuşma yapan Hükümet Sözcüsü Dipo Alam, geniş katılımlı toplantının her iki ülkenin ekonomisine sinerji katacağını söyledi. Endonezya Yatırım Kurulu Başkanı Gita Wirjawan ise kendiler için Türkiye'nin öneminin her geçen gün arttığını vurguladı.
Endonezya için bir ilk olma özelliği taşıyan yatırım forumunu değerlendiren Cakarta Büyülelçisi Aydın Evirgen, TUSKON'un örnek alınacak bir program düzenlediğini dile getirdi. Evirgen, "Bunca yıl ilişkilerimizin durağan olduğu Endonezya ile yapılan bu programın çok olumlu ekonomik katkıları gelecekte her iki ülke ekonomisinde de hissedilecektir." dedi.
(CİHAN)
-
13:20
»
Son Haberler
Şanlıurfa'nın Siverek İlçesi'nde, durdurulan bir yolcu otobüsünün bagajında 3 bin tabanca mermisi ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı.
Jandarma ihbar hattını arayan bir kişi, bazı kişilerin Batman'dan aldıkları çok sayıda tabanca mermisini Bursa'ya götürmek istediğini söyledi. Jandarma bunun üzerine, Siverek İlçesi girişinde oluşturduğu kontrol noktasında denetim yaptı. Yoldan geçen tüm araçları arayan jandarma, gece geç saatlerde Bayırözü Köyü yakınlarında Batman'dan Bursa'ya giden 72 DC 172 plakalı yolcu otobüsünü durdurdu. Otobüste bulunan yolcuların kimliklerinin kontrol edilmesi ardından bagajda yapılan aramada bir valiz içerisinde 3 bin tabanca mermisi bulundu. Jandarma, valizin sahibi olan 25 yaşındaki Mehmet Ali Canpolatlı, 22 yaşındaki Ferhat Karaman ve 20 yaşındaki İbrahim Halil Tokdemir'i gözaltına aldı. Siverek İlçe Jandarma Komutanlığı'na götürülen şüphelilerin sorgulanmasına başlanırken, olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.
DHA
-
13:19
»
Son Haberler
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), Mart ayı dünya sıralamasını açıklarken, 1 basamak yükselen Türkiye, 41. sırada yer aldı.
FIFA'nın internet sitesindeki sıralamada İspanya, bin 642 puanla zirvedeki yerini korurken, Brezilya bin 594 puanla ikinciliğini, Hollanda da bin 324 puanla üçüncülüğünü sürdürdü.
İtalya'nın yine 4. sırada yer aldığı sıralamada, Türkiye'nin 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası grup elemelerinde (A) Grubu'ndaki rakiplerinden Almanya, 1 sıra yükselerek, 5. sıraya yerleşti.
İlk 10'un diğer ülkeleri, sırasıyla Portekiz, Fransa, İngiltere, Arjantin ve Yunanistan oldu.
-TÜRKİYE 41. SIRADA-
Türkiye, 1 basamak yükselerek, 739 puanla 41. sıraya yerleşti. (A) Milli Takım'ın 2012 Avrupa Şampiyonası'ndaki diğer rakiplerinden Avusturya, 5 basamak yükselerek 56. sırada yer alırken, 2 basamak düşen Belçika 68'inci, 5 basamak çıkan Azerbaycan ise 109. sıraya oturdu. Kazakistan ise 4 basamak inerek, 127. sırada yer buldu.
Sıralamada ilk 20 ülke ve puanları şöyle:
1. İspanya 1642 puan
2. Brezilya 1594
3. Hollanda 1324
4. İtalya 1226
5. Almanya 1208
6. Portekiz 1201
7. Fransa 1171
8. İngiltere 1109
9. Arjantin 1087
10. Yunanistan 1074
11. Hırvatistan 1050
12. Rusya 1042
13. Sırbistan 980
14. Şili 971
15. Meksika 968
15. İsviçre 968
17. Mısır 967
18. ABD 954
19. Uruguay 936
20. Kamerun 888
41. TÜRKİYE 739
aa
-
13:18
»
Son Haberler
Turkcell Süper Lig'de 24. hafta maçlarında düdük çalacak hakemler belli olurken, lider Galatasaray'ın Eskişehirspor ile 8 Mart Pazartesi günü deplasmanda oynayacğaı maçta Bülent Yıldırım'ın düdük çalacağı açıklandı.
Futbol Federsayonu Merkez Hakem Kurulu (MHK)'dan yapılan açıklamaya göre, 24. hafta maçlarının programı ve bu maçlarda düdük çalacak hakemler şöyle;
23. HAFTA
6 Mart Cumartesi
14.00 Kasımpaşa - Kayserispor: Barış Şimşek
14.00 Sivasspor - İstanbul Büyükşehir Belediye: Kuddusi Müftüoğlu
15.00 Diyarbakırspor - Bursaspor: Mustafa Kamil Abitoğlu
19.00 Trabzonspor - Gençlerbirliği: Tolga Özkalfa
7 Mart Pazar
14.00 Ankaragücü - Gaziantepspor: Abdullah Yılmaz
14.00 Manisaspor - Denizlispor: Hüseyin Göçek
19.00 Fenerbahçe - Antalyaspor: Bünyamin Gezer
8 Mart Pazartesi
20.00 Eskişehirspor - Galatasaray: Bülent Yıldırım
(CİHAN)
-
13:15
»
Son Haberler
Zonguldak'ın Ereğli İlçe Kaymakamı Osman Ekşi, tedavi gördüğü Devlet Hastanesi'nden sabah saatlerinde taburcu oldu.
Ekşinin tedavisinin evde sürdürüleceği, yerine Alaplı Kaymakamı Aydın Memük' ün vekâleten bakacağı bildirildi.
Ereğli Devlet Hastanesi Başhekimi Operatör Doktor Muharrem Erdem, yapılan kontrollerin ardından Ereğli Kaymakamı Osman Ekşi'nin taburcu edildiğini söyledi. Ekşi'nin elinde sıyrık olduğunu, dizinin üzerindeki yumuşak dokuya ise merminin girip çıktığını anlatan Erdem, ''Kaymakam Ekşi, gerekli müdahale yapılmasının ardından servise alındı. Sağlık durumu da oldukça iyiydi. Doktoru, gerekirse evine gidebileceğini de söyledi. Ancak, ben bu gece misafirimiz olarak kalmasını istedim. Bugün de gerekli muayenesinin yapılmasının ardından Sayın Kaymakam'ımızı taburcu ettik." diye konuştu.
Ereğli Kaymakamı Osman Ekşi, dededen kalma silahını Gülüç Örencik Mahallesi'nde bulunan tamirciye vermiş, almaya gittiği zaman dün saat 16.00 sularında denemek istediği silahın ateş alması neticesinde yaralanmıştı.
Ereğli Devlet Hastanesi'ne getirilerek ameliyata alınan Ekşi, başarılı geçen ameliyat sonrasında ortopedi ve travmatoloji servisine yatırılmıştı.
(CİHAN)
-
13:13
»
Son Haberler
Prof. Dr. Yüksel Gürüz spor yaparak, bol miktarda yoğurt ve temiz gıdalar yiyerek, el temizliğine dikkat ederek ve günde 8-10 bardak su içerek parazitlerden korunulabileceğini söyledi.
İzmir'de düzenlenen 8. Sağlık Halk Günleri'nde bir sunum yapan Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Gürüz, parazitin üstünde bulunduğu konaktan yararlandığını, ancak konağın bundan zarar gördüğünü ifade etti.
Bağırsak parazitlerinin insan bedenine çok çeşitli yollardan geçtiğini belirten Prof. Dr. Gürüz, "Kan transferiyle, hamilelikte kan yoluyla, doğumda anne doğum kanalıyla, cinsel ilişkiyle, kirli suyla, deriyi delerek, hava yoluyla, ayrıca kirli eller ve besinler yoluyla da insanlara bulaşabilir." dedi. Kötü ağız hijyeni ve beslenme bozukluklarınınsa ağız parazitlerinin oluşmasını kolaylaştırdığını vurguladı. Hastalarda ishal, ateş, şişkinlik, gaz sıkıntısı, nefes almada zorluk ve halsizlik şikayetleri görüldüğünü anlatan Yüksel Gürüz, parazitlerden korunmanın yollarının spor, bol miktarda su ve yoğurt ve temizlik olduğunu ifade etti. (CİHAN)
-
13:12
»
Son Haberler
İzmir il kongresinde seçilen 48 kurultay delegesi içinde hiç kadın olmaması, CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Gülşen Koşanoğlu'nu isyan ettirdi.
Koşanoğlu, "Yazın sıcakta, kışın soğukta kapı kapı gezerek oy isteyen kadınlar yerel ve genel seçimde aday listelerinde yer almazken, şimdi örgüt seçimlerinde bile görmezden geliniyor. Bırakın adaylığı fotoğraf karelerinde bile yokuz" dedi.
İzmir'de beş yıldır CHP Kadın Kolları Başkanı olan Gülşen Koşanoğlu, geçen pazar günü yapılan il kongresinde seçilen kurultay delegelerinin içinde hiç kadın bulunmamasına tepki gösterdi. İzmir'de yerel seçimlerde partisinin başarılı olmasında kadınların büyük payı olduğunu belirten Koşanoğlu, "Dağ köylerinde, kent merkezinde kapı kapı gezerek, seçmenle acıyı, mutluluğu paylaşarak, empati kurarak seçimi aldık. Ama birileri çıktı, Noel Baba gibi `seçimin galibi benim' dedi. Biz halkın kapısını seçimden seçime çalmadık. Göle çaldığımız maya 29 Mart'ta tuttu" dedi.
Gülşen Koşanoğlu, İzmir'de özverili çalışan CHP'li kadınların aday listelerinde yer alamadığını, örgüt seçimlerinde bile listelere giremediğini söyledi. Koşanoğlu, "İzmirli 48 kurultay delegesi içinde tek kadın yok. Kadınlar bu çınara 87 yıldır kovayla su taşıyor, birileri gibi dallarını kırmıyor. Örgütteki kadınlar buruk. Bu sorunu önce İl Başkanı Ekrem Bulgun'a, ardından da Genel Başkan Deniz Baykal'a aktaracağım" diye konuştu.DHA
-
13:10
»
Son Haberler
Evlerde ısınma giderlerini sıfırlayan 'pasif ev' teknolojisi Türkiye'ye geliyor.
Yıllık 51 milyar euro'luk cirosuyla dünyanın en büyük kimya şirketi olan BASF, konutların ısınma faturalarını sıfıra indiren ?pasif ev' teknolojisini Türkiye'de hayata geçiriyor.
Bu konuda proje geliştirmek amacıyla İZODER, İMSAD ve İTÜ ile görüşme halinde olduklarını söyleyen BASF Türk CEO'su Dr. Jürgen Barwich, "Pasif ev teknolojisine ilgi duyan ve yatırım yapmak isteyen kişi ve kurumlar olduğunu biliyoruz. Binalarda enerji verimliliği konusunda danışmanlık da yapacağız" diye konuştu. 2007 yılında pasif ev?leri geliştirmek için 1.4 milyar euro harcayan BASF'in yapı şirketi Luwoge?un yaptığı evlerde mekanı ısıtma amaçlı radyatör ya da ısıtıcı bulunmuyor. Güncel ısıtma sistemi adı verilen, güneş panelleri ve camlarda görünmeyecek incelikte kullanılan ısıtıcılar ile donatılan evlerde, özel bir yalıtım ve havalandırma sayesinde ısı kaybının da önüne geçiliyor. Böylece ısınma için hiçbir fatura gerekmiyor.
-
13:09
»
Son Haberler
Türkiye, 2008 Frankfurt Kitap Fuarı'nda konuk ülke olduktan sonra Türk yazarların Avrupa'da tanınırlığı arttı.
Fuardan sonra daha fazla Türk yazarın kitaplarının tercüme edilmeye başladığını söyleyen Alman yazar Anja Tuckermann, "Frankfurt Kitap Fuarı Türk yazarlara olan ilgiyi artırdı." dedi.
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu tarafından finanse edilen 'Kültür Köprüleri' programı çerçevesinde Goethe Enstitüsü'nün, Türkiye'nin 24 şehrinde ve 8 Avrupa ülkesinde yürütmeye başladığı 'Avrupa Edebiyatı Türkiye'de-Türk Edebiyatı Avrupa'da' kültür projesinin Antalya ayağı başladı. 5 Mayıs 2009'da Diyarbakır'da başlayan Türkiye turunun Antalya ayağı 2 gün sürecek.
Antalya programının ilk konuğu, yazdığı birçok çocuk ve gençlik kitabıyla ödül alan Alman yazar Anja Tuckermann oldu. Antalya Anadolu Lisesi öğrencileriyle buluşan Alman yazar, kendi kitaplarından okuma ve öğrencilerle söyleşi yaptı.
Soruları da yanıtlayan Tuckermann, Türkiye dışında da tanınan Türk yazarların sayısının son yıllarda arttığı tespitinde bulundu. Türk yazarların daha fazla tanınmasında, eserlerinin başka dillere de tercüme edilmeye başlanmasının etkili olduğunu anlatan Alman yazar, Avrupa'daki yayın evlerinin kitaplarını çevirip yayınlamak için genç Türk yazarlar aradığını söyledi. Türk yazarların tanınmasında Türkiye'nin 2008 Frankfurt Kitap Fuarı'nda konuk ülke olmasının etkili olduğuna değinen Tuckermann, "Fuar Türk yazarlara ilgiyi artırdı." dedi.
Tuckermann, Elif Şafak, Orhan Pamuk, Yaşar Kemal gibi isimlerin takip ettiği Türk yazarlar arasında yer aldığını dile getirdi.
Goethe Enstitüsü, Avrupa Birliği'nin desteğiyle Mayıs 2009-Haziran 2010 tarihleri arasında Türkiye'den başlayarak Brüksel'de son bulacak bir kültür projesi başlattı. Projenin Türkiye bölümünde 8 Avrupa ülkesinden 48 tanınmış yazar, fotoğraf, film ve müzik sanatçısı 24 şehri gezecek. Mayıs 2009'da başlayan ve şu ana kadar 17 şehirde gerçekleştirilen projenin Antalya ayağında Aanja Tuckermann'nın dışında Alman yazarlar Björn Kern, Kristof Magnusson ile DelaDap grubu ve fotoğraf sanatçısı Dieter Sauter de yer alıyor. Proje kapsamında gezilen şehirlerde okuma ve söyleşilerin dışında konser, sergi, kısa film gösterimi gibi etkinlikler yer alıyor.
Kültür Köprüleri projesinin Türkiye turu, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti kutlamaları kapsamında 16 Nisan 2010'da Aya İrini'de gerçekleştirilecek özel galayla sona erecek. Proje, daha sonra 8 Avrupa ülkesinde devam edecek. Bu kez Türkiye'den 16 yazar, müzisyen, sanatçı Sofya, Bükreş, Viyana, Venedik, Zürih ile birlikte 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan Pecs ve Essen'e gidecek.
(CİHAN)
-
13:08
»
Son Haberler
Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu'nun (TUSKON) düzenlediği Türkiye-Endonezya Ticaret ve Yatırım Forumu başkent Cakarta'da gerçekleştirildi. J.W Marriot otelindeki programa yerli ve yabancı 453 büyük ölçekli yatırım firmasından temsilciler katıldı.
Forumda konuşma yapan Hükümet Sözcüsü Dipo Alam, geniş katılımlı toplantının her iki ülkenin ekonomisine sinerji katacağını söyledi. Endonezya Yatırım Kurulu Başkanı Gita Wirjawan ise kendiler için Türkiye'nin öneminin her geçen gün arttığını vurguladı.
Endonezya için bir ilk olma özelliği taşıyan yatırım forumunu değerlendiren Cakarta Büyülelçisi Aydın Evirgen, TUSKON'un örnek alınacak bir program düzenlediğini dile getirdi. Evirgen, "Bunca yıl ilişkilerimizin durağan olduğu Endonezya ile yapılan bu programın çok olumlu ekonomik katkıları gelecekte her iki ülke ekonomisinde de hissedilecektir." dedi.
(CİHAN)
-
13:07
»
Son Haberler
Bir içecek firmasının kampanyasını kullanarak cep telefonlarına '20 bin lira kazandınız' mesajı gönderen dolandırıcılar, banka hesabı açma bahanesiyle mesaja karşılık verenlerin kimlik bilgilerini elde etmeye çalışıyor.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, bir içecek firmasının geçen ramazan ayında başlattığı kampanyayı kullanan dolandırıcılar, cep telefonlarına gönderdikleri mesajla vatandaşları kandırıyor.
Kampanyayı farklı amaçlar için kullanmak isteyen dolandırıcılar, mesajlarında, kullanıcıya, söz konusu kampanyanın 100 bin ve 20 bin lira ödüllü ikramiyesinden bin 500 hat arasında 9. çıktığını, 20 bin lira ödül kazandığını belirterek, telefon numarası veriyor.
Belirtilen numara arandığında telefonu açan kişi, ''Kazandığınız paraya sahip olmak istiyorsanız bir bankada adınıza hesap açmamız gerekiyor'' diyerek, arayan kişinin kimlik bilgilerini elde etmeye çalışıyor. Dolandırıcı, şüphelenildiğini anlayınca gerekçe göstermeden telefonu kapatıyor.
İçecek firması yetkilileri, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, belirtilen kampanyanın geçen yıl ramazan ayında düzenlendiğini, hediye kazanan talihlilere postayla ulaştıklarını belirterek, ''Firmamız adı geçen telefon numarasından herhangi bir mesaj göndermedi. Bu konuda çok sayıda şikayet aldık. Belirtilen telefon numaraları ilgili güvenlik birimlerine bildirildi. Halkımız bu tür mesajlara itibar etmesin'' dedi.
-
13:07
»
Son Haberler
Uluslararası Şeffalık Örgütü?nün (Transparency İnternational) yaptığı bir araştırma Yunanistan'ın bir başka sorununu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor: Rüşvet.
Yunanlıların sadece geçtiğimiz yıl kamu görevlileri ve özel sektör çalışanlarına ödedikleri rüşvetin kişi başına 3 bin euroyu bulduğu belirtiliyor. Alman Die Welt gazetesinde yer alan araştırmaya göre Yunanistan'da 2009 yılında toplam 787 milyon euro rüşvet ödendi. 462 milyon euroluk rüşvetin memurlar ve 325 milyon euronun da özel sektöre ödendiği kaydedildi. Ödenen rüşvet miktarının iki yılda yüzde 23 oranında arttığı da belirtiliyor.
-
13:06
»
Son Haberler
BDDK parasını döviz yerine DCD?ye yatıran vatandaşı uyardı...
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu bir açıklama yaparak son günlerde bankaların döviz yatırımına alternatif olarak Dual Currency Deposit (DCD) adı altında işlemler gerçekleştirdiğine yönelik haberler yayınlandığına dikkat çekti.
Bankaların müşterileriyle uluslar arası piyasalarda gerçekleştirdiği ?dual currency depositin? Türkiye?de ?opsiyon tercihli mevduat?, ?iki para birimli mevduat? veya ?alternatifli döviz işlemi? gibi farklı adlarla anıldığı belirtildi. Müşterinin opsiyon yazıcısı, bankanın opsiyon alıcısı konumunda olduğu bu işlem türünde, müşterinin vade sonunda mevduat hesabında birikecek tutarı, belli bir prim karşılığında ve daha önce kararlaştırılan bir kur üzerinden satın alma hakkını bankaya sattığı; bankanın ise satın aldığı opsiyon hakkının karşılığında vade sonunda, sözleşme kuru ve piyasa kuru karşılaştırması yaparak ödemeyi iki para biriminden biriyle yapma hakkına sahip bulunduğu anlatıldı.
Ana paranızı kaybebilirsiniz!
Bu işlemde piyasa koşullarına bağlı olarak işleme konu döviz cinslerinin değerindeki farklılaşmadan dolayı kur riski bulunduğu ve bu riskin ana para kaybına yol açması ihtimalinin de bulunduğu vurgulandı.
Bu işlemlerde opsiyon yazıcısı konumunda bulunan müşterinin kur riskinin tamamını üstlendiği belirtilerek, bankalar müşterilerini maruz kalabilecekleri tüm riskler ve kayıplar konusunda uyarmaları gerektiği anımsatıldı.
Açıklamada ?Bu çerçevede, bu tür işlemlere taraf olacak müşterilerin, tüm riski taşıdıklarını ve yatırdıkları ana paranın tamamını alamayabileceklerini bilmeleri gerekmektedir? denildi. Hürriyet
-
13:04
»
Son Haberler
Konya Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Çocuk Şube Müdürlüğü'nün, şiddet içerikli Metin-2 oyunu ile ilgili Selçuk Üniversitesi'nden aldığı rapor diğer illere de emsal oldu. Metin-2 isimli oyunun ülke genelinde yasaklanması gündemde.
Selçuk Üniversitesi'nin hazırladığı rapor doğrultusunda aralarında Konya, Düzce, Erzurum gibi bazı illerde yasaklanan Metin-2 isimli şiddet içerikli bilgisayar oyununun ülke genelinde yasaklanması gündemde. Konya Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne üniversite tarafından verilen rapor diğer iller için de emsal teşkil etti.
Konya Emniyeti, raporu diğer illere de gönderdi. Birçok şehirde Metin-2'nin yasaklanması için rapor dayanak gösterildi. Başta, İstanbul olmak üzere çok sayıda il, yasak kararı için girişimde bulundu. Geçtiğimiz günlerde Konya Valiliği de rapor doğrultusunda oyunun yasaklandığını duyurmuştu.
Üniversite tarafından verilen raporda, Metin-2 isimli oyunun delici ve ezici silahlarla yapılan savaş görüntülerinin yanı sıra şiddet içerikli öğeler barındırdığının tespit edildiği tespitine yer verildi. Valilikten yapılan açıklamada, Metin-2 isimli oyunun da internet bağımlılığı açısından yüksek risk ya da tehlike oluşturduğu, akran ilişkilerini ve işbirliğini olumsuz yönde etkilediği, öğrencilerde fiziksel ve sözel şiddeti özendirdiği ifade edildi.
Ayrıca, oyunun, kumar ve benzeri kötü alışkanlıkları teşvik eden bir özelliğe sahip olduğu, bireylerin fizyolojik ve psikolojik gelişimlerine engel olduğu, sosyal ilişkilerini olumsuz etkilediği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''İnternet kafelerde ve oyun yerlerinde okul saatlerinde okul kıyafetli öğrencilerin bulunduğu ihbarları alınmış ve okul kıyafetli öğrencilerin okulda olması gerekirken internet kafelerde oyun oynadıkları tespit edilmiştir. İnternet kafe sahipleri uyarılmış ve öğrenciler okullarına gönderilmiştir. 'Metin-2' isimli oyun, ilgili yönetmeliğin 9-g maddesi kapsamında değerlendirilerek yasaklandı. Ayrıca, okul saatlerinde, öğrenci kıyafetli, 15 yaş ve altında bulunan öğrencilerin internet kafe, kafe ve elektronik oyun yerlerine girmeleri yasaklanmıştır.'' (CİHAN)
-
13:02
»
Son Haberler
Gaziosmanpaşa'da biber gazıyla etkisiz hale getirdiği kadını silah kabzasıyla bayıltan gaspçı, polisin çalışmasıyla 1 saat içerisinde yakalandı.
İddiaya göre, Merkez Mahallesi Yeşil Üzümlü Çıkmazı'nda gece yarısı evine giden N.B.(38)'nin yanına hızla yaklaşan Görkan Fidan kadının çantasını almak istedi. Direnmesi üzerine N.B.'ye önce biber gazı sıkan Fidan, daha sonra kurusıkı tabancasının kabzasıyla kadını bayılttı. Gaspçı etkisiz hale getirdiği kadının çantasını alarak kaçtı. Çevredeki vatandaşların yardımıyla olayı polise bildiren N.B. kirli sakallı orta boylarda bir kişinin kendisini gasp ettiğini söyledi.
Gaziosmanpaşa İlçe emniyet Müdürlüğü ekipleri olayın gerçekleştiği alanda yaya olarak gaspçıyı aradı. Eşgale uyan Görkem Fidan'a kimlik soran polis üst araması yaptığında silah ve biber gazını buldu. Gasp edilen ve kafasından yaralanan N.B'de gasp zanlısını teşhis etti.
İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürülen Fidan'ın aldığı çantayı attığı yeri göstererek suçunu itiraf ettiği öğrenildi.
Bu arada, adliyeye sevk edilen Fidan, gazetecilerin "Neden gasp yaptınız?" sorusuna küfürle karşılık verdi.
(CİHAN)
-
12:55
»
Son Haberler
Başbakan Erdoğan, gerçek bilim adamlarının, gerçek aydınların, münevverlerin boş bıraktığı alanların 'medya vaizleri' tarafından doldurulduğunu söyledi.
Erdoğan, Diyanet mensuplarına, "Lütfen bizi medya vaizlerinden kurtarın." dedi.
Başbakan Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kuruluş yıl dönümü ve '2010 Kur'an Yılı' etkinlikleri açılış töreninde yaptığı konuşmada, medya organlarında dini program yapanları isim vermeden eleştirdi. Tabiatın boşluk kaldırmadığına işaret eden Erdoğan, "'Bir alan boş bırakıldığında oraların nasıl doldurulduğunu, kimler tarafından doldurulduğunu acı tecrübelerle gördük, görüyoruz. İslam'la, Müslüman'la terörü eş değer görmek art niyettir, kötü niyettir, suizandır, çirkin bir propagandanın neticesidir. Ama bu algıyı pekiştiren, bu algının oluşmasına yol açan hataların yapıldığı da görmezden gelinemeyecek bir gerçektir." ifadelerini kullandı. Bu hataların bir alanın boş bırakılmasının, ihmal edilmesinin, buna ehemmiyet gösterilmemesinin neticesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gerçek bilim adamlarının, gerçek aydınların, münevverlerin boş bıraktığı alanların, 'medya vaizleri' tarafından doldurulduğunu ve soru işaretlerinin hızla çoğaldığını da müşahede ediyoruz. Ben onun için siz değerli kardeşlerim, lütfen bizi medya vaizlerinden kurtarın. Bunu istirham ediyorum."
''Eğer Kur'an bir kesim tarafından hayat veren kitap olarak algılanıyor diğer bir kesim tarafından bunun tam tersi bir şekilde algılanıyorsa, burada biz Müslümanları ilgilendiren çok ciddi bir mesele olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.'' diyen Erdoğan, "'Bunun yanında diğer ülkelerde de İslam imajını, Müslüman imajını ve algısını müşahade etme fırsatı buldum. Ortada hakikati en güzel şekilde ortaya koyan kutsal bir kitap varken ve o kitap 1400 yıl boyunca muhafaza edilmişken nasıl olup da böyle birbirinden çok zıt yorumların ortaya çıktığını, bu mesaja uygun olmayan durumların yaşandığını emin olun anlamakta zorlandım ve zorlanıyorum. Elbette farklı yorumlar, farklı tefsirler olacak, bunu yadırgamıyorum. Hatta farklı fakat birbiriyle çatışmayan yorumları, tefsirleri gördüğümüz zaman Kur'an'ın büyüklüğünü ve zenginliğini daha iyi anlıyoruz. Ama eğer Kur'an bir kesim tarafından hayat veren kitap olarak algılanıyor diğer bir kesim tarafından bunun tam tersi bir şekilde algılanıyorsa, burada biz Müslümanları ilgilendiren çok ciddi bir mesele olduğu kaçınılmaz bir gerçektir." diye konuştu. (CİHAN)
-
12:48
»
Son Haberler
Muğla Üniversitesi (MÜ)'nin, yeni yapılan rektörlük binasının çevre düzenlemesi için 7 bin 500 liraya üç adet yaşlı zeytin ağacı satın aldığı ortaya çıktı.
17 yılda dördüncü yerine taşınan rektörlüğün, Maliye Bakanlığı'ndan "Bilgi İşlem İkmal Merkezi" adı altında ödenek alarak yeni binanın kaba inşaatına 9 milyon 912 bin lira harcadığı, tefrişi için de milyonlarca lira verildiği iddia edilmişti.
Peyzaj, iç tefrişat ve çevre düzenlemesiyle maliyeti 12 milyon lirayı bulduğu ileri sürülen binaya, 23 Şubat 2010 tarihinde, "olea Europea extra" cinsi, 100 yaşın üzerinde ve tanesi 2 bin 500 lira olan, anıt ağaç niteliği de taşımayan üç adet yaşlı zeytin ağacı satın alındı. Diğer masraflarıyla birlikte 10 bin 30 lirayı bulan ağaçlar, Bodrum'un Yalıkavak beldesinden vinçle getirilerek dikildi.
Yeni rektörlük binası, 8 bin 400 metrekare kapalı alandan ve üç kattan oluşuyor. Zemin katında müze, diğer katlarda senato salonu, rektörlük makamı, hukuk bürosu, rektör yardımcılarının odaları, genel sekreterlik, Strateji Geliştirme ve Personel daire başkanlıkları hizmet veriyor.
Yaklaşık 10 milyon lira harcanan ve tartışmalara sebep olan MÜ'nün yeni rektörlük binası, 9 Ocak 2010 tarihinde törenle açılmıştı. Törene Muğla Valisi Ahmet Altıparmak, Garnizon Komutanı Jandarma Kurmay Albay Salih Karataş, eski Vali Lale Aytaman, MÜ Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş, daire amirleri, fakülte dekanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda davetli katılmıştı. (CİHAN)
-
12:42
»
Son Haberler
Kocaeli Hukuk Üstünlüğü Platformu'na bağlı bir grup avukat, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) savcılar ve hakimler üzerindeki baskısını kınadı.
Kocaeli Adliyesi önünde toplanan Platform üyesi avukatlar adına açıklama yapan Halit Çokan, Türkiye'deki darbeleri ve darbe teşebbüslerini ve HSYK'nın savcılar ve hakimler üzerindeki baskısını kınadıklarını söyledi.
Çokan, Erzurum özel yetkili cumhuriyet savcılarının usul ve kanunlara uygun olarak yürüttükleri soruşturmada suç işlediği konusunda kuvvetli deliller bulunan bir başsavcının tutuklanması ve üçüncü ordu komutanının sorgu için davet edilmesi aşamasında, HSYK'nın savcıların yetkilerini kaldırma kararlarını anayasa ihlali, bağımsız ve tarafsız olması gereken yargıya müdahale, yargısız infaz terörle mücadele soruşturmalarını yürüten hakim ve savcılara gözdağı olarak değerlendirdiklerini ifade etti.
Hakimlik ve savcılık teminatının HSYK kararları ile yok edildiğini belirten Çokan şu açıklamaları yaptı: "Anayasanın 139. maddesinde hakim ve savcıların azlolunamayacağı kabul edilerek, hakim ve savcıların denetiminin nasıl yapılacağı da 144. Maddesinde açıklanmıştır. Buna göre Adalet Bakanlığı'nın izni olmadan hakim ve savcılar hakkında soruşturma yapılamaz. Hakkında soruşturma olmayan savcıların yetkilerinin ellerinden alınması açık bir Anayasa ihlalidir. Artık ülkemizde 1960, 1980 darbeleri, 28 Şubat Post Modern Darbesi, 27 Nisan Muhtırası, Balyoz Darbe Planı, Yakamız, Eldiven, Ayışığı gibi darbeler ve darbe teşebbüsleri istemiyoruz. Ülkemizde artık darbeler sonrasında insanların insanlık onurunun yok edildiği Mamak ve Diyarbakır gibi cezaevlerini istemiyoruz."
HSYK'NIN KARARI HUKUK SKANDALIDIR
HSYK'nın Erzurum savcılarına yönelik verdiği kararı hukuk skandalı olarak değerlendiren Çokan, HSYK'nın savunma hakkına bile saygı göstermediğini belirterek HSYK'nın masumiyet karinesini çiğneyerek savcıları peşinen suçlu ilan ettiğini aktardı.
Çokan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Devlet gücü kullanılarak oluşturulan çeteleri, halk tarafından seçilmiş hükümeti ve TBMM'yi ortadan kaldırmayı hedefleyen cuntacıları ve darbe teşebbüsünde bulundukları ve savcılara ve özellikle darbecileri yargılayan Ergenekon savcılarına ve hakimlerine aba altında sopa gösteren ve gözdağı veren illegal yapılanmalara destek olma niteliği taşıyan HSYK kararını, kaynağını Anayasa'dan olmayan bir kimsenin tutuklanması veya serbest kalmasına değil, yargıya müdahale edilmesine, keyfi muameleye ve verilen kararla hukukun adeta linç edilmesine karşı olduğumuzu ilan ediyoruz. Kararları yargı denetimine tabi olmayan ve idari göre ifa eden HSYK'nın bir yargı organı gibi yargılama sürecine müdahale ederek, yasal görevlerini ifa eden savcıların yetkilerini almasını kabul etmiyoruz."
'Darbelere hayır' yazılı pankartlarının taşındığı basın açıklamasından sonra avukatlar HSYK'yı alkışlarla protesto ederek dağıldı.
(CİHAN)
-
12:40
»
Son Haberler
Bir anayasa değişikliği için hükümet artık geri dönülmez referandum yoluna girdi.
Açık söylemek gerekirse Ak Parti?nin böyle bir reform paketini meclise getirmek gibi bir düşüncesi yoktu fakat son HSYK krizi şartları bu noktaya taşıdı.
Başbakan hem muhalefete seslendi hem de partisinin son kararını açıkladı ve ?bu iş sizinle olmayacak millete gidiyoruz? dedi.
Normal şartlarda parlamentoda başarılamayan bir işi milletin çözmesi ve son sözü söylemesi en doğrusu.
Şimdi Ak Parti bir anayasa reform paketi hazırlayacak, bunu meclis gündemine getirecek, oylanacak ve çıkacak sonuca göre ne olacağı belli olacak.
Çok büyük bir ihtimalle referanduma gidecek yeterli sayı olan 330 ile 367 arası bir oy çıkacak. Ve Ak Parti anayasa değişiklik paketini referanduma yani millete götürecek.
Sonra sandık milletin önüne gelecek ve millet değişiklik paketini oylayacak bu konuda son ve kesin sözü söyleyecek.
Bu kadar kolay mı olacak ?
Maalesef hayır.
Normal ülkelerde ve normal demokrasilerde olması gereken budur.
Ama Türkiye?de siyasetin genleriyle oynayan ve canına okuyan bir zihniyet var.
Tek parti döneminin demokrasisini zaten konuşmaya gerek yok. Ama bu zihniyet çok partili sisteme geçildiğinden beri siyasetin kimyasını allak bullak etti.
Milletin tercihlerine karşı çıkan, ülke yönetiminin millete bırakılamayacağını düşünen bir zihniyet bu.
Bu zihniyetin adı CHP zihniyeti.
Bu zihniyet İsmet İnönü zamanında da aynıydı, oğlu Erdal İnönü zamanında da aynıydı, Baykal zamanında da aynı.
Ve bu zihniyet şimdi sinsi bir planla referanduma tuzak kuruyor.
İşte size CHP?nin sinsi planı:
Bu plan; Türkiye?nin referanduma bile gidemeden önünü kesmeyi amaçlıyor.
Baykal?ın verdiği mesajlara bakın:
Baykal; ?HSYK?yı istiyorlar? diyor.
Ak Parti?ye defalarca; ?yargı reformunu aklından geçirme, yargıya el uzatma? denildi.
?Eğer yargıya el uzatırsan başına geleceklerden sen sorumlu olursun? denildi.
Ak Parti?nin reform paketinde HSYK?nın yapısının değiştirilmesi var.
İşte buradan hareketle yapılan bu sinsi plan bir kenarda bekliyor.
Şimdi CHP ne yapacak ?
CHP pusuya yatacak ve Ak Parti?nin bu Anayasa değişikliği paketini parlamentoya getirmesini bekleyecek.
Parlamentodan Ak Partili vekillerin oylarıyla bir referandum kararı çıkar çıkmaz harekete geçecek.
Daha referandum için hazırlık bile başlamadan CHP milletin hevesini kursağında bırakacak planı devreye koyacak.
CHP; HSYK?nın yapısını değiştiren ve parlamentonun da kurula üye seçmesini içeren maddeden yola çıkarak doğru Anayasa Mahkemesine gidecek.
Gerekçe; anayasanın ilk üç maddesinin değiştirilemezliğini bahane ederek Ak Parti?nin ?hukuk devleti? ilkesini değiştirmeye kalkması olacak.
Parlamentodan çıkacak bir referandum kararı böylece uygulama aşamasına geçemeden Anayasa Mahkemesine götürülecek.
Oradan çıkacak kararı maalesef tahmin etmek hiç zor değil.
Çünkü vatandaşın Anayasa Mahkemesinden çıkacak kararı tahmin etmesinin hiç zor olmadığı bir hukuk devleti burası.
İşte bunu değiştirip gerçek bir hukuk devleti haline getirmek istediğinizde karşınıza bu acayip zihniyet ve o zihniyetin sığındığı kurumlar çıkıyor.
Dolayısıyla CHP?nin devreye girmesiyle milletin bir referandum sandığının hayalini bile görmesi engellenecek.
Bitti mi ?
Hayır.
Bu plandan sonra bu kez devreye bir parti kapatma için geçilecek.
Bu kez gerekçe gazete yazıları falan da olmayacak.
Gerekçe Anayasanın ilk üç maddesini değiştirmeye kalkmak ve bunu da halk oyuna sunmak üzere meclisten referandum kararı çıkarmak.
Üstelik referandum kararından sonra Anayasa Mahkemesine giden CHP?nin sayesinde bu gerekçe teyit edilmiş olacak.
Yani bu kez Ak Parti?nin kapatılması için açılacak dava Anayasa Mahkemesi kararıyla da tescilli olmuş olacak.
CHP bu planı yaptı ve hazır.
Referandum oylaması meclise geleceği gün düğmeye basılacak.
CHP milletin ümitlerini daha başlamadan bitirmekte bir kez daha üzerine düşen görevi yerine getirmeye hazırlanıyor.
Kısacası bu referandum öyle kolay olabilecek gibi gözükmüyor.
ABDULLAH ABDULKADİROĞLU-SAMANYOLUHABER.COM
-
-
11:59
»
Son Haberler
Kapalıçarşı'da gün ortası itibarıyla 1,542 TL'den alınan dolar 1,543 TL'den satılırken, 2,098 TL'den alınan Euro'nun satış fiyatı ise 2,099 TL olarak gerçekleşiyor. Euro/dolar paritesi ise 1,3603 seviyesinde.
İstanbul serbest piyasasında işlem gören Dolar, Euro, Sterlin, Japon Yeni, Suudi Arabistan Riyali ve diğer para birimlerinin gün ortasında oluşan fiyatları şöyle:
Döviz Cinsi Alış Satış Günlük fark (Yüzde)
Avusturalya Dolari 1,38209 1,38901 0,23
Kanada Dolari 1,46489 1,47223 0,07
Isvicre Frangi 1,4315 1,43867 -0,19
Danimarka Kronu 0,281486 0,282897 -0,15
Euro 2,098 2,099 -0,14
Ingiliz Sterlini 2,31032 2,3219 -1,5
100 Japon Yeni 1,72359 1,73223 -0,45
Norvec Kronu 0,259663 0,260964 -0,32
Saudi Riyali 0,410289 0,412345 -0,06
Isvec Kronu 0,214632 0,215708 -0,69
ABD Dolari 1,542 1,543 -0,06
(CİHAN)
-
11:52
»
Son Haberler
Bank Asya 1. Ligi'nde puan kayıpları ile ligin dibine demir atan Mersin İdmanyurdu Kayseri Erciyesspor ile de 0-0 berabere kalarak kötü gidişe bir türlü dur diyemedi.
Bütün planlarını galibiyet üzerine yapan Mersin İdmanyurdu'nda kaçırılan 2 puanın üzüntüsü yaşanıyor. Kulüp Başkanı Ali Kahramanlı galibiyet üzerine plan yaptıklarını halde bunu bir türlü başaramadıklarını belirtti.
Maçta buldukları pozisyonları yağış sonrası ağırlaşan zemin nedeniyle değerlendiremediklerini ifade eden Kahramanlı, "Haftalardır arzuladığımız galibiyete bir türlü ulaşamadık. Bu karşılaşma bizim için çok önemliydi. 2 puan kaybettik. Çok üzgünüz." diye konuştu.
Futbolcularının kendileri gibi ligde kalma mücadelesi veren Kayseri Erciyesspor karşısında iyi mücadele sergilediğini anlatan Kahramanlı şöyle devam etti: "Futbolcularımız gol pozisyonları da buldular. Zeminin ağır olması her iki takım açısından sıkıntılı oldu. Bu maçı unutarak kalan maçlarımıza en iyi şekilde çalışarak kazanmak istiyoruz.''
Teknik Direktör Ergün Penbe ise kazanmak için her şeyi yapmalarına rağmen mutlu sona bir türlü ulaşamadıklarını kaydetti.
Kaybedilen 2 puanın önemine işaret eden Penbe, ''Alınacak 3 puan herkese büyük bir moral olacaktı. Fikstür açısından da büyük bir avantaj sağlayacaktık. Elimize gelen bu kısmeti, maalesef elimizin tersi ile ittik. 4-5 gol pozisyonu bulduk ama değerlendiremedik." ifadesini kullandı.
(CİHAN)
-
11:52
»
Son Haberler
A Milli Futbol Takımı ile 3 Mart Çarşamba günü özel bir maç yapacak olan Honduras Milli Takımı bu maçın hazırlıklarını yaptığı antrenmanla sürdürdü.
Atatürk Olimpiyat Stadı'nda sabah saat 10.00'da yapılacağı belirtilen antrenmana yaklaşık 45 dakika geç gelen Honduras Milli Takımı'nda oyuncular A Milli Takım maçının taktiğini çalıştı.
Honduras Milli Takımı Teknik Direktörü Reinaldo Rueda, antrenman öncesinde yaptığı açıklamada, Türkiye'de bulunmaktan dolayı mutlu olduklarını söyledi. Türkiye Milli Takımı'nın uluslararası tecrübesi olan bir ülke olduğunu belirten Rueda, özel de olsa Türkiye ile oynayacak olmalarının kendileri için büyük bir şans olduğunu söyledi.
Kolombiyalı teknik adam, 2010 Dünya Kupası Finalleri'ne hazırlandıklarını, bu özel karşılaşmanın da iyi bir sınav olacağını belirterek, Türkiye'nin havasının Güney Afrika'ya yakın hava şartlarında olduğu için burada kamp yaptıklarını söyledi. Maçın Honduras için çok iyi bir sınav olacağını da belirten Rueda, ''Çünkü Türk Milli Takımı çok kuvvetli.'' dedi.
Rueda, özel maç teklifinin de Türkiye'den geldiğini ve bu daveti yerine getirebilmek için çaba harcadıklarını da sözlerine ekledi.
Rueda, Türkiye'nin 2002 Dünya Kupası ve 2008 Avrupa Şampiyonası'nda güzel işler yaptığını da hatırlatarak, Türk Milli Takımı'nı çok beğendiğini söyledi. Rueda, Türk Milli Takımı'nın başına getirilen Guus Hiddink'le ilgili bir soruya ise övgü dolu sözlerle cevap verdi.
Çok büyük bir futbol kültürü ve büyük bir futbol bilgisi olduğunu iddia ettiği Hiddink'i, çok müthiş bir antrenör olarak niteledi.
24 Şubat'ta İstanbul'a gelen ve Polat Renaissance Hotel'de kampa giren Honduras Milli Takımı, 27 Şubat Cumartesi günü saat 10.00 ve 17.00'de iki antrenman yaparken, bugün de sıkı bir antrenman yaptı. Konuk ekip yarın da Balat'ta bir çalışma daha yapacak.
Honduras Milli Takımı, 4 Mart Perşembe günü saat 17.20'de Türkiye'den ayrılacak.
Bu arada Türkiye - Honduras karşılaşmanın biletleri satışa sunuldu. Biletix satış kanallarından satışa sunulan biletlerin fiyatları şöyle: Numaralı Tribün: 20 TL, Kapalı Tribün: 10 TL, Açık Tribün: 5 TL
KARŞILAŞMANIN HAKEMİ PAVEL OLSİAK
Maçı Slovakya Futbol Federasyonu'ndan Pavel Olsiak yönetecek. Olsiak'ın yardımcılıklarını Martin Balko ve Peter Chladek yaparken, karşılaşmanın dördüncü hakemi Hüseyin Göçek olacak. Maç NTV Spor'dan yayınlanacak.
Honduras Milli Takımı'nın kadrosunda şu futbolcular yer alıyor;
Kaleciler: Ricardo Canales (Motagua), Donis Escober (Olimpia)
Savunma: Maynor Figueroa (Wigan Athletic), Erick Norales (Marathon), Edgar Alvarez (Bari), Johny Palacios (Olimpia), Emilio Izaguirre (Motagua), Victor Bernardez (Anderlecht), Mauricio Sabillon (Hangzhou Luchen), Mariano Acevedo (Marathon)
Orta Saha: Amado Guevara (Motagua), Danilo Turcios (Olimpia), Julio Cesar de Leon (Torino), Wilson Palacios (Tottenham Hotspur), Hendry Thomas (Wigan Athletic)
Hücum oyuncuları: David Suazo (Genoa), Carlos Pavon (Real Espana), Walter Martinez (Marathon), Carlo Costly (Vaslui, Romania), Georgie Welcome (Motagua).
(CİHAN)
-
11:41
»
Son Haberler
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, eşi Hilmi Serter'in ticari faaliyetlerinden dolayı sıkıntılı günler yaşıyor.
Ergenekoncu tertibi olduğu iddianamelerde yer alan Cumhuriyet Mitingleri'nde başı çeken Nur Serter, 2007'deki seçimlerde milletvekili seçilip Ankara'ya gitti ancak, eşinin İstanbul'da yaptığı işler peşini bırakmadı.
EŞİ, VERDİĞİ SENEDİN KARŞILIĞINA ÖDEMEYİNCE...
Nur Serter'in eşi mühendis A. Hilmi Serter, birlikte iş yaptığı Suat Yüksel'e 11 Mayıs 2009 tarihinde 36 bin TL'lik bir senet verdi. Suat Yüksel ise, senedi Mehmet Demirel'e ciro etti. Hilmi Serter'in imzasını taşıyan ve ödeme tarihi 29 Mayıs 2009 olan senet, gününde ödenmedi. Alacaklı Mehmet Demirel, konuyu Hilmi Serter'in eşi CHP'li vekil Nur Serter'e iletti. Senedin kopyasını faksla isteyip gören Nur Serter, ?Kocam borcunu ödeyecek, ödemezse ben öderim? sözü verdi. Umutlarını CHP'li Serter'e bağlayan alacaklılar, oyalandıklarını anlayınca, senetteki adrese gitti.
EVLERİNDEKİ BÜTÜN EŞYALAR HACZEDİLDİ
Hilmi Serter'in senede yazdığı İstanbul Kadıköy'deki ?Hacı Hakkı Bey Çıkmazı-Erenköy? adresinin boş bir dükkan olduğunu gören Mehmet Demirel, yaptığı araştırmalar sonucu Serterlerin Erenköy Ülker Sokak'taki gerçek ev adreslerine ulaştı ve alacağını icra yoluyla tahsil etmek üzere mahkemeye başvurdu. Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü'nün yazılı emriyle başlatılan icra için 28 Temmuz 2009 tarihinde Hilmi-Nur Serter çiftinin evine giden icra memurları ile alacaklı avukatı, evde kimse olmadığı için eli boş döndü. 15.09.2009 tarihinde ikinci kez Serterlerin kapısını çalan icra memurlarıyla alacaklı avukatı, yine evde kimseyi bulamadı. Anahtarın apartman kapıcısında olduğunu öğrenen Avukat Mahmut Kılınç, kapıyı açtırdı ve evdeki kayda değer bütün eşyaları haczettirdi.
DEĞERLİ TABLOLAR, YATAK ODASI, TV, BİLGİSAYAR, FAKS, KLİMA...
Nur-Hilmi Serter çiftinin evinde haczedilen eşyalar şöyle: ?Toplam 4 parça bilgisayar, faks, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, televizyon, klima, yatak odası takımı, yemek odası takımı, koltuk takımı ile iki adet resimli tablo.? Haczedilen eşyaların değerlerini de tutanağa geçiren haciz memurları, iki tabloya değer biçemedi ve bilirkişi tarafından değer tespiti yapılması gerektiğini tutanağa geçirdi.
EŞİNİN BORCUNU HÜKÜMETE BAĞLADI
Vakit'in ulaştığı CHP'li Nur Serter, eşinin borcunu ödeyememesini de hükümete bağladı. ?Memleketi bu hale getirenler utansın? diyen Serter, ?Hilmi beyin ticari işleri iyi gitmiyor. Zor durumda olduğu için bu senedi ödeyemedi. Bir yerden alacağı var, onu tahsil ederse borcunu ödeyecek? şeklinde konuştu.
VAKİT
-
11:35
»
Son Haberler
İdare mahkemesi, yerel mahkeme kararını bozarak arkadaş kurşunuyla yaşamını yitiren askeri "terör şehidi" saydı.
Karar, çocukları "görev şehidi" olduğu için bazı haklardan yararlanamayan aileler için emsal olabilir.
Yıllardır tartışılan "görev ve terör şehidi" farkı Ankara İdare Mahkemesi'nin verdiği kararla yeni bir boyut kazandı. Mahkeme, arkadaş kurşunuyla ölen asker için, "ölümün terör eyleminin neden ve etkisiyle gerçekleştiğinin kabulü gerekir" dedi.
Piyade Komando Çavuş Hüseyin Taşkın (21) Kütahya'nın Tavşanlı ilçesi Hanımçeşme Mahallesi'nde yaşayan Osman-Emine Taşçı çiftinin biri kız iki çocuğundan biriydi. Vatani görevini Siirt 3'üncü Komando Tugay Komutanlığı'nda bomba atar nişancısı olarak yapıyordu. 17 Nisan 2007 günü ailenin kapısını çalan Tavşanlı İlçe Kaymakamı ve Jandarma Bölük Komutanı, baba Osman ve anne Emine Taşkın'a sağlık görevlilerinin yardımı ile "Başınız sağ olsun" diyerek oğullarının çatışmada şehit olduğunu bildirdi.
Tek erkek evladı olan ve onun terhis yolunu gözlerken şehit olduğu haberiyle yıkılan Osman-Emine Taşkın çifti yürekleri yansa da "Vatan sağ olsun" dediler. Şehit Taşkın'ın cenazesine yaklaşık 10 bin kişi katıldı. Osman-Emine çiftinin kapısı 2 ay sonra bir kez daha çalındı. Ellerinde bir dosya ile gelen bir yüzbaşı ve bir üsteğmen Taşkın ailesine Şehitlik Beratı'nı verdi. Ancak bu sırada komutanlardan aldıkları şok haberle ikinci defa yıkıldı aile...
Komutanlar, Hüseyin'in, operasyon sırasında silahının tetiğine yanlışlıkla dokunan arkadaşının kurşunuyla öldüğünü söylediler. Bu arada baba Taşkın da oğlunun şehit maaşı için Emekli Sandığı'na başvurdu. Ancak Emekli Sandığı cevabında "Vefat eden oğlunuz 3713 sayılı terörle mücadele kanun kapsamında olmadığı için bu kapsamdaki şehitlik maaşı bağlanamaz. 5434 sayılı kanunun vazife malulü (görev şehidi) hükümleri kapsamında değerlendirilecektir" deyince aile hukuk mücadelesi başlattı.
Açılan davada Kütahya Asliye Hukuk Mahkemesi, Emekli Sandığı'nı haklı buldu. Aile bu kez de Ankara 2. İdare Mahkemesi'ne başvurdu. İdare Mahkemesi önceki gün davayı karara bağladı. Mahkeme Emekli Sandığı'nı haksız bulduğu kararında şu dikkat çekici tespite yer verdi; "Ölümün, terör eyleminin neden ve etkisiyle gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir."
'MİSKET OYNAMAYA GİTMEDİ'
Mahkemenin kararının Danıştay aşamasında olduğunu belirten ailenin avukatı, kararın onanmasıyla 'emsal' oluşturacağını söyledi. Aile şehidin geçmiş dönemdeki 3 aylık maaşını da alabilecek. Baba Osman Taşkın da "Oğlum oraya misket oynamaya gitmemişti. Umarım benim gibi benzer durumda olan yüzlerce aileye örnek olacaktır" şeklinde konuştu. Şehit Anneleri Derneği Başkanı Pakize Akbaba da pek çok ailenin benzer nedenlerle mağduriyet yaşadığını belirterek şunları söyledi: "Bu gibi örnekler bizde yüzlerce var. Kaza kurşunu olsun, trafik kazası olsun, sonuçta asker olduğu için şehit sayılmalı. Aileler hiçbir haktan yararlanmadığında sıkıntı yaşıyorlar. Umarım emsal bir karar olur. Bu şekilde mağdur olan çok aile var. İnsanların yüzü güler, az da olsa acıları diner. Acıları yetmiyor gibi bir de bunlarla uğraşılmasın. Hassas davranılsın."
Cenaze var, hak yok
GÖREV şehidi rütbesiz askerler için terör şehitlerinde olduğu gibi cenaze töreni düzenleniyor. Ailelerine, belli miktarda nakdi tazminat ödeniyor, varsa eşi, yoksa anne ve babası maaşa bağlanıyor. Ancak bu maaş terör şehitlerinin yaklaşık 10'da biri oranında kalıyor. Aileler konut yardımı, eşine ya da çocuğuna kamu kurum ve kuruluşlarda iş verilmesi, kira yardımı, eğitim yardımı ve OYAK'ın ölüm yardımı gibi haklardan yararlanamıyor.
Başka davalar da var
ŞIRNAK'TA 3 Mart 2007'de operasyon dönüşü kaza kurşunuyla şehit olan jandarma er Aslan Eren'in ailesi 3 yıldır şehit maaşı bağlattırabilmek için hukuk mücadelesi veriyor. İdare Mahkemesi tarafından reddedilen dava Danıştay'da bekliyor. Şanlıurfalı Yüksek ailesi önce şehit olduğu açıklanan ardından askeri savcılık yazısında kendisini askerlikten elverişsiz duruma getirmek için intihar ettiği belirtilen oğulları için tazminat davası açtı.Sabah
-
11:33
»
Son Haberler
Sofraların önemli sebzesi yeşil fasülye Şubat ayında zam şampiyonu oldu. Marketlerde fiyatı en çok artan ürün olan taze fasülyenin fiyatı 1,75 liradan 2,75 liraya yükseldi. Fiyatı en çok düşen ürün ise havuç oldu.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB) verilerine göre geçen ay 29 ürünün 20'inde fiyat artışı oldu. Üretici ile market fiyatı farkı ise yüzde 316'ları buldu.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayı itibarıyla üretici ve market arasındaki fiyat farkının bazı ürünlerde yüzde 316'lara kadar çıktığını belirterek şunları söyledi: "Fiyat farkının yüksek olduğu ürünlere baktığımızda, yüzde 315,9 ile armut, yüzde 299 ile domates, yüzde 289,8 ile ıspanak, yüzde 287,9 ile elma, yüzde 263,1 ile yeşil fasulye ilk sırada yer almaktadır." dedi.
Şubat ayında üretici fiyatlarına bakıldığında ise 8 üründe fiyat değişimi olmadı. 5 üründe azalma, 14 üründe ise fiyat artışı yaşandı. Limon, elma, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç ve sütte fiyat değişimi görülmezken, yeşil fasulyede yüzde 57,1, sivri biberde yüzde 40, soğanda yüzde 33,3, patateste yüzde 33,3, patlıcanda yüzde 29,4, mandalinada yüzde 20,3, domateste yüzde 18,2, kuru incirde yüzde 16,7, ıspanakta yüzde 14,6, pırasada yüzde 13,9, yumurtada yüzde 8,6, armutta yüzde 8,4, kuru kayısıda yüzde 7,1, dana etinde yüzde 5,4 fiyat artışı oldu. Buna karşılık üretici fiyatlarında kuzu etinde yüzde 0,6, fındıkta yüzde 2,4, kuru üzümde yüzde 3,8, salatalıkta yüzde 4,8, havuçta yüzde 5,9 fiyat düşüşleri görüldü.
SÜT ÜRETİCİDE AYNI FİYATTA KALDI MARKETTE ARTTI
Soğanda görülen fiyat artışında üretimin geçen yıla göre düşmesi etkili oldu. Sütte üretici fiyatı değişmezken market fiyatı yükseldi. Son günlerin en çok konuşulan kırmızı etinde ise geçen aylardaki seyir devam ediyor. Üretimdeki daralmaya bağlı olarak üretici ve tüketici fiyatları artış gösteriyor.
Olumsuz hava koşulları nedeniyle ürün fiyatlarının artış gösterdiğini belirten Bayraktar, "Ayrıca soğan, patates, kuru incir, kuru kayısı gibi depolanabilen ürünlerde ürünün büyük bir kısmı hasat döneminde üreticinin elinden çıkmaktadır. Bu dönemde bir miktar artan fiyatlar üreticilerimize yeterince yansımamaktadır. Yaşanan ekonomik sıkıntılar karşısında üretime devam etmeye çalışan üreticilerimiz artan fiyatlardan faydalanamazken, tüketicilerimiz bu ürünleri pahalıya tüketmek durumunda kalmaktadır. Bunun yanı sıra, alım gücü azalan tüketiciler ise bu ürünlerden bir kısmına erişemediği için dengeli beslenememektedir"
İfadelerini kullandı.
CİHAN
-
11:32
»
Son Haberler
Fransa'da hükümet haftasonu Batı Avrupa'da üç ülkede etkili olan fırtına nedeniyle Fransa'da ulusal felaket ilan etti.
Başbakan François Fillon, düzenlemenin yeniden inşa faaliyetlerine kaynak aktarılmasını kolaylaştıracağını söyledi.
İspanya, Portekiz ve Fransa'da etkili olan fırtınanın en az 50 kişinin ölümüne neden olduğu açıklandı.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de, Atlas Okyanusu kıyısında fırtınadan etkilenen ve 45 kişinin hayatını kaybettiği bölgeleri de ziyaret edecek.
Ölüm olaylarının büyük bölümünün sellere bağlı boğulma ve binaların yıkılması ya da ağaçların devrilmesinden kaynaklandığı bildiriliyor.
Fillon, yaşadıklarının bir ulusal felaket olduğunu belirterek, önceliklerinin insanların güvenliği olduğunu söyledi.
Xiynthia adı verilen Atlas Okyanusu fırtınası, Fransa, Portekiz ve İspanya'nın batısında yoğun yağış taşıyan ve hızı saatte 140 kilometreyi bulan rüzgarlarla etkili oldu.
Fırtınanın Almanya, Belçika ve Hollanda'ya doğru ilerlemekte olduğu, İsviçre Alpleri'nde de sert rüzgarların kaydedildiği açıklandı.
Fransa'da bir milyondan fazla hanede elektrikler kesilirken, en ağır hasarın Vendee ve Charente bölgelerinde yaşandığı belirtiliyor.
Dev dalgalar ve sert rüzgarların kıyı kasabalarını vurduğu, iç kesimlerde sellerin yalandığı ve bazı binaların da yıkıldığı açıklandı.
Vendee bölgesinde insanlar çatılara çıkarken, kurtarma faaliyetlerine polis helikopterleri de katıldı.
Fransa'da en az 12 kişinin kayıp olduğu, 59 kişinin de yaralandığı bildirildi.
Fransa'da polis, ölümlerin dördünün boğulma nedeniyle olduğunu, hayatını kaybedenlerden birinin 88 yaşında bir kadın olduğunu söylüyor.
Pirene bölgesinde de bir kişinin bir ağacın devrilmesi sonucu öldüğü açıklandı.
İspanya'daki iki ölümün nedeni de içinde bulundukları aracın üzerinde bir ağacın devrilmesi, 82 yaşındaki bir kadın ise Galiçya'da devrilen bir duvarın altında kalarak hayatını kaybetti.
Portekiz'deki ölümün nedeni yine bir ağacın devrilmesi.
Fransız Havayolları Air France Paris'teki Charles de Gaulle havaalanından 100'e yakın uçuşun iptal edildiğini açıkladı.
Fransız radyosu, Eyfel Kulesi'nin zirvesinde rüzgarın hızının saatte 175 kilometreye ulaştığını duyurdu.
-
11:27
»
Son Haberler
Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından ilköğretim okulları arasında düzenlenen 'Bilim Şenliği'nde geri sayım başladı.
Fen, Teknoloji ve Matematik alanlarında düzenlenen ve ilki geçen yıl gerçekleştirilen şenlik, bu yıl ikinci kez yapılıyor. Ocak ayında yapılan duyuruyla başlayan süreçte, ilköğretim öğrencileri tarafından hazırlanan projelerin 5-9 Nisan tarihleri arasında ilçe milli eğitim müdürlüklerine teslim edilmesi gerekiyor.
İlçeler tarafından 13 Nisan'a kadar İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne teslim edilecek projelerin değerlendirmesi neticesinde, sergilenmeye değer görülenler ise 26-30 Nisan tarihleri arasında ilan edilecek. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde 5-7 Mayıs 2010 tarihleri arasında yapılacak olan şenlikte toplam 150 proje sergilenecek. Alanlarında ilk üç dereceye giren projeler ödüllendirilecek.
Geçen sene birincisi düzenlenen Bilim Şenliğinin öğrenciler açısından çok yararlı olduğunu ifade eden İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar, öğrenci başarısı için eğitim sürecinin her aşamasında öğrencinin katılımının sağlanmasının önemli olduğunu söyledi. Gülsar, öğrencilerin ilgi, istek, beceri ve ihtiyaçlarını dikkate alacak biçimde öğrenme yaşantılarının düzenlenmesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Bilimin ve araştırmanın öneminin, gün geçtikçe daha da arttığını belirten Atilla Gülsar, eğitimin her kademesinde zekayı geliştiren ve üretkenliği ön plana çıkaran bilimsel ve teknolojik faaliyetlerin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. (CİHAN)
-
11:27
»
Son Haberler
Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Şaakaşvili, günübirlik İstanbul'a geldi. Şaakaşvili'nin akşam saatlerinde ülkesine dönmesi bekleniyor.
Özel bir uçakla İstanbul'a gelen Mihail Şaakaşvili, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde bir süre dinlendi. Beraberindekilerle birlikte araca binen Şaakaşvili, kendisini görüntüleyen basın mensuplarına el sallayarak karşılık verdi.
Mihail Şaakaşvili'nin ziyaretinin günübirlik olduğu ve akşam saatlerinde ülkesine döneceği öğrenildi.
(CİHAN)
-
11:24
»
Son Haberler
Fransız Prof. Dr. Robert Toucguet 5 ayrı dilde kitap yazmış bir bilim adamıdır. Arı poleni için yazdığı kitabın adı 100 yıl dinç yaşamak. Bilinçli kullanıldığı zaman bitkilerin İnsan yaşamında büyük önemi var. Bunlardan bir tanesi de ARI POLENİ ÇAYI.
Arı Poleni Çayı Ankara merkezli BDG Grup Ltd. Şti (www.pollentea.com) (www.bdg-organik.com) tarafından uzak doğudan ithal edilmiş, modern ve bilimsel yöntemlerle 20'ye yakın Japon ve Çin doktorları tarafından hazırlanmıştır. Doğal İlaç Hazinesi olarak adlandırılmaktadır. Polen Çayı, Hasar görmüş prostat bezini iyileştirmede ve bezin fonksiyonlarını yeniden düzenlemede, kişinin gençlik, sağlık ve enerji kazanmasını sağlamada, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde yardımcı işleve sahiptir.
Arı Poleni Çayı Uzak Doğu geleneksel tıbbında doğal antibiyotik olarak tanımlanmaktadır. Çay destekleyici etkisini, iltihabın ve idrar yapma zorluğunun giderilmesinde, toksinlerin dışarı atılmasında ve ayrıca diüretik tedavisinde yardımcı olarak gösterir.
Kadın Hastalıklarında: Adet düzensizliği ve İltihabik hastalıklar gibi.
İdrar yolları enfeksiyonu, idrar yolları iltihabı gibi rahatsızlıkların tedavisinde yardımcı işleve sahiptir.
Üreyi dışarı atmada, vücut ısısını ayarlama ve şişlikleri indirmede, genellikle kangreni, su toplamayı önleme ve ateş düşürme gibi birçok işlevin yerine getirilmesinde, Akciğer ve üriner sistem hastalıklarının iyileşmesinde yardımcı olan ve katkı sağlayan bilimsel doğal bir karışım.
Üst solunum yolu enfeksiyonları, bronşit, romatizma, öksürük, göz alerjisi ve üretral kanal enfeksiyonları tedavisinde, ayrıca vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmede, kanamayı ve ağrıyı durdurmada, dokuların jenerasyonu, kılcal damarların genişlemesi ve kan dolaşımının düzenlenmesi gibi yardımcı fonksiyonlara sahip.
Arı Poleni Çayı'nın Vücuttaki Etkileşim Sistemine Sağladığı Katkılar:
Hastalığı oluşturan bakterinin öldürülmesinde ve toksinin dışarı atılmasında vücudumuzun sağlığına kavuşmasında ciddi katkılar sağlar. Arı Poleni Çayı prostat bezi zarının geçirgenliğinin arttırılmasına yardım ederek bitkinin içerisindeki bileşenlerin prostat bezine nüfuz edip bakterilerin öldürülmesine, alt idrar yoluna fazla kan gitmesini, kanamayı ve kan pıhtısını önlemede, bezin kanallarındaki kan dolaşımını arttırmada ve salgıları, metabolitlerin ve toksinlerin atılmasında hastalığın belirtilerinin giderilmesinde yardımcı destekleyici işleve sahiptir.
Arı Poleni Çayı, Prostat büyümesinin durdurulmasına yardım ederek büyüme sürecini durdurup geriletmede yardımcı işleve sahip. Dihidrotestosteron (DHT) sentezini önleyerek salgı bezine ait hücrelerin bölünmesini sağlayan telomerase enziminin faaliyetlerini engellemesine yardım eder, aşırı büyümüş hücrelerin ve dokuların kolayca körelmesini destekler. Büyümüş olan prostat bezinin böylece düzenli olarak küçülmesine ve idrar yapma zorluğunun giderilmesine, hastanın rahatlamasına yardımcı olur.
Arı Poleni Çayı, zarar görmüş olan prostat bezinin iyileştirilmesinde, bezin işlevlerinin ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde yardımcı katkıya sahiptir.
Arı Poleni Çayı, bir yandan hastanın prostat belirtilerinin giderilmesinde ve prostat bezindeki dolaşımın düzenlenmesinde, diğer yandan prostatın içerisindeki kan dolaşımının gelişmesine, prostatın ve asinüsün fizyolojik işlevlerini devam ettirmelerini sağlamada yardımcı fonksiyonal işleve sahiptir. Bezin içindeki durumu düzenleyecek şekilde 5 Alfa redüktaz enzimini engellenmesinde ve dihidrotestosteron (DHT) düzeyini düşürmede katkı sağlar. Bu arada Arı Poleni Çay'ı bezin içerisindeki yüksek oranlı çinkonun da etkisiyle eser elemenlerin düzeyi ve prostat salgısının PH değeri ayarlanarak, süperoksit dismutasyonu faaliyetini arttırarak, bezenin içerisindeki immünglobülin işlevini düzenleyen, Prostat Kanserine yakalanma ihtimalini azaltacak şekilde, GRO aktivasyonunu ve DNA sentezini engelleyen retiküloendotelial sistemin fagositoz (fagositlerin kandaki virüsleri, yabancı cisimleri ya da bakterileri öldürme süreci) işlevini arttırarak bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine, prostat bezinin iyileştirilmesine, beze işlevlerinin geri kazandırılmasında yardımcı bitkisel karışımdır.
-
11:24
»
Son Haberler
Türkiye'nin en büyük sorununun "yargı bağımsızlığı" olduğunu 25 Şubat tarihli yazımda örnekleriyle dile getirmeye çalışmıştım.
"Yargının da yargıya müdahalesi" olabileceğini, Erzincan sürecinde HSYK kararıyla görmüştük.
Balyoz soruşturmasında bunun yeni bir boyutuna şahit oluyoruz.
Başsavcı Aykut Cengiz Engin, soruşturmayı yürüten savcıların önüne engel koyuyor.
Bunu "GİZLİ" ve "İVEDİ" damgalı genelge ile yapmaya çalışıyor.
Balyoz darbe soruşturmasını yürüten savcıların, "tüm davetiye, celp/çağrı, arama, yakalama ve gözaltına alınma gibi tüm müzekkere ve yazılarda" Cumhuriyet Başsavcı vekillerinin "UYGUN GÖRÜLDÜ" şerhi ve imzasını almalarını şart koşuyor.
Oysa Anayasa "Hâkimler ve savcılar adli ve idari yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler, meslekten hâkim ve savcılar eliyle yürütülür" diyor.
Dikkat edilirse, "başsavcı vekili onayı" diye bir hüküm yok.
Başsavcı, genelge ile ya da bu emir ile Anayasa ile çelişiyor.
Üstelik bu yazı, İstanbul Merkez Komutanlığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne gönderiliyor.
Yani, "Başsavcı vekilinin onayı ve imzası yoksa arama, yakalama ve gözaltı işlemlerini yapmayın" diyor.
Oysa "arama" ancak mahkeme kararı ile gerçekleştirilebiliyor.
Başsavcı talimatıyla, hâkimlerin kararları üzerine de sınırlama koyuyor.
Anayasa'nın ilgili maddesi çok açık, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" diyor.
O halde bu genelgeyi yayınlamak da buna uymak da Anayasa'ya aykırı olur.
Peki, Başsavcı böyle bir belgeyi neden hazırladı? Buna neden ihtiyaç duydu?
Birincisi, Başsavcı kendi düşünceleri sebebiyle böyle "uygunsuz" bir emri yayınlamış olabilir.
İkincisi, üzerinde kurulan dış baskılar nedeniyle böyle bir belgenin altına imza atmış olabilir.
Balyoz soruşturması başladığında Ankara'da şaşırtan bir trafik yaşandığı biliniyor.
Başbakan Vekili Cemil Çiçek, sivil plakalı bir araçla Genelkurmay Başkanlığı'na gitmiş, ardından da Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Kahraman'ı ziyaret etmişti.
Kendisi bu temaslarını "Gün ağarınca mezarlıktan geçen çok olur" sözleriyle değerlendiriyor.
Zor zamanda devreye girdiğini ima ediyor...
Başsavcının talimat yayınlamasında neyin etkili olduğunu tabii ancak kendisi açıklarsa bileceğiz. Peki, genelgeki "Başsavcı vekili" ısrarının nedeni ne olabilir?
Bunu da anlamlandırmak kolay değil.
Elimizdeki tek bilgi, Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı'nın iki Kuvvet komutanının ifadesini aldığı ve mahkemeye sevk etmeye gerek görmeden serbest bıraktığıdır.
Kuvvet komutanları ve devlette üst düzey görev yapmış isimlerin ifadelerin "Başsavcı" ya da "Başsavcı Vekili" seviyesinde alınması talimatını da bakan olduğu dönemde yine Cemil Çiçek'in verdiği biliniyor.
"Bazıları daha eşit" anlamındaki bu genelge de Anayasa ile çelişiyor.
Sonuç olarak, "camilerin bombalanması" ve "Türk savaş uçağının düşürülmesi" planlanan Balyoz Darbe Planı'yla ilgili soruşturmanın "kontrol" altına alınmaya çalışıldığı ortada.
Bunun Başsavcı eliyle hataya geçirilmiş olması büyük talihsizlik.
Ama sorunun kökten çözümü ancak kapsamlı bir yargı reformu ile mümkün.
ERHAN BAŞYURT-BUGÜN
-
11:21
»
Son Haberler
"Sakatım" diyerek K.Paşa maçına çıkmayan sambacı, herkesi şaşırttı.
Elano, Brezilya?nın İrlanda ile oynayacağı maç için G.Saray?ı bırakıp Ada?ya uçtu. Elano, ?Hocam görev verirse oynarım? dedi
Habertürk'ün haberine göre; Geçtiğimiz perşembe günü Galatasaray?ın Atletico Madrid?le oynadığı Avrupa Ligi karşılaşmasında sakatlanan ve
Kasımpaş?ya karşı forma giyemeyen Elano Blumer nereye koşuyor? Brezilya Milli Takımı?nın salı günü Londra?da İrlanda?yla oynayacağı hazırlık karşılaşmasının kadrosuna çağrılan futbolcu, Kasımpaşa maçına rağmen apar
topar Londra?ya uçtu. Sahalardan en az iki hafta uzak kalacağı ifade edilen Elano?nun İrlanda karşısında oynamak üzere milli takımına gitmesi kadar ülkesinin Estadao gazetesine verdiği demeç de çok ilginçti...
?OYNAMAK İSTİYORUM?
Son haftaların başarılı oyuncusu Estadao gazetesine yaptığı açıklamada, ?Atletico Madrid maçında sol bileğimden sakatlandım. İrlanda maçı için milli kadroya çağrıldım. Bu maçta sahaya çıkmadan önce Brezilyalı doktorum Jose Luis Runco?yla görüşeceğim. Kendimi iyi hissediyorum, oynayabilir durumdayım? diyen Elano, ?Ama oynayıp
oynamayacağım yine de doktorla ve hocamla görüştükten sonra belli olacak. Forma verildiği takdirde elimden gelenin en iyisini yapacağım? şeklinde konuştu.
-
11:19
»
Son Haberler
Şili Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet, ülkeyi Cumartesi günü vuran 8.8 büyüklüğündeki depremde 708 kişinin öldüğünü, ölü sayısının artmasını beklediklerini açıkladı.
Deprem bölgesinde altyapının ağır zarar görmesi nedeniyle kurtarma ekipleri enkaz altındakilere ulaşmakta zorlandığı belirtildi.
Avrupa medyasının da büyük ilgi gösterdiği olayla ilgili olarak Italia 1 TV, depremin merkez üssünden yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta olan ve en büyük hasarı gören Concepcion kentinde yağma olayları görülünce gece sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini bildirdi.
Kentte gıda sıkıntısı çekilince birçok kişi süpermarketleri yağmalamaya başladı. Yağmacılara göz yaşartıcı gaz ve basınçlı suyla müdahale eden polisin yetersiz kalması üzerine ordu bölgeye sevk edildi. Ülkede 1.5 milyon ev n hasar görürken bunların daha çok eski ve tarihi yapılar olduğu açıklandı.
Dünyada görülen en şiddetli depremlerden biri olarak değerlendirilen son felaket Pasific Okyanusu'nda tsunamileri tetiklerken dalgaların ilk başta olduğu gibi yıkıcı olmadığı anlaşıldı. Ancak Juan Fernandez adasında etkili olan tsunami nedeniyle 6 kişi öldü. Tsunami dalgalarının Hawaii adasına kadar ulaştığı, ancak dalgaların şiddetli olmadığı bildirildi.
Bunun üzerine Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, tüm Pasifik Okyanusu için yayınladığı tsunami uyarısını kaldırdı. Şili yetkilileri ülkedeki ulaşım hizmetlerinin yavaş yavaş normale dönmekte olduğunu açıkladı.
Güzergah değişiklikleri olmakla birlikte yolların açılmaya başladığı, başkent Santiago'da bir metro hattının seferlere başladığı belirtildi. Terminal binası ve kontrol kulesindeki hasar nedeniyle kapanan Santiago Havaalanı'nın da yeniden hizmete girdi. Şili şimdiye kadar yabancı ülkelerden yardım istemedi. Şili'de 22 Mayıs 1960'da aynı bölgede meydana gelen 9.5 büyüklüğündeki depremde 1655 kişi ölmüş, 2 milyon kişi evsiz kalmıştı.
Depremin neden olduğu tsunamide Hawaii, Japonya ve Filipinler'de ölenler olmuş, ABD'nin batı kıyıları zarar gördüğü hatırlatıldı.DHA
-
11:18
»
Son Haberler
Fenerbahçe Kulubü Başkanı Aziz Yıldırım, "Şampiyonluk iddiası, Fenerbahçe gerekliliğidir" dedi.
Fenerbahçe Dergisi'nin Mart sayısında yayınlanan başyazıda Aziz Yıldırım, camiaya şöyle seslendi:
"Fenerbahçe Spor Kulübü, Dünya'nın en büyük spor kulüplerinden biri. Kulübümüz, 9 branşta; 1700'e yakın sporcusu ile mücadele verirken; kulüp içindeki 700 çalışanımız da kulübümüze diğer alanlarda hizmet ediyorlar. Başkanından yöneticisine; sporcusundan kulüp profesyonellerine kadar herkes, büyük bir özveri ile her kulvarda ve her alanda Fenerbahçemizin başarısı için emek harcıyor, ter döküyor. Futboldan basketbola; voleyboldan yelkene kadar birçok branşta faaliyet gösteren sporcularımız, mücadele ettikleri her alanda elbette ki: 'Şampiyonlukların en büyük adayları olarak' ter döküyorlar. Fenerbahçe, ikinciliklerin takımı değildir; olmamıştır ve asla da olmayacaktır. Sayın İslam Çupi'nin de dediği gibi; "Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz". İşte, adı konamayan o yüce duygu, o büyüklük; Fenerbahçeliliktir. Bizi Dünyadaki tüm kulüplerden ayıran; içimizde taşıdığımız, Fenerbahçelilik duygusudur ve bu sürekli başarıyı hedefleyen; yenilgiyi asla hazmedemeyen bir duygudur. İşte, bu sebeple; 'Hep başarıyı isteriz'. Buna ulaşmak için de her zaman tek yürek olur; omuz omuza mücadele ederiz. Bugüne kadar sergilediğimiz birlik ve beraberliğin, bize ne büyük başarılar getirdiğini; nasıl büyük zaferler yaşattığını hep birlikte gördük. O nedenle biliyoruz ki, bizler tek yürek oldukça; o adı konamayan Fenerbahçelilik büyüklüğünü kalplerimizde hissettikçe daha nice başarılara ulaşacağız, nice saldırılara, eleştirilere göğüs gerip her saldırıdan daha da güçlenerek çıkacağız.
Ligin ilk yarısında ardarda galibiyetler alan profesyonel futbol takımımızın, ikinci yarıda şanssız bir başlangıç yapması, hepimizi çok üzdü. Buna rağmen takımımız, yıllardır özlemini duyduğumuz Türkiye Kupası'nda hedefe bir adım daha yaklaşmayı başardı. Dergimizin baskıya girdiği şu günlerde, Turkcell Süper Lig'de en yakın rakibimizin sadece iki puan gerisindeyiz ki; 3 puanlı sistemde oynayacağımız sadece bir karşılaşma bile öne geçmemiz için yeterli olacaktır. Dolayısıyla, sezonun ikinci yarısının başında yaşadığımız bu sendelemeye rağmen takımımız, şampiyonluğun da Türkiye Kupası'nın da en güçlü adayıdır. Fenerbahçe Spor Kulübü, bugüne dek her sezona şampiyonluk iddiasıyla başlamıştır ve bu her zaman böyle de olmalıdır. Bu sebeple, şampiyonluk iddiası 'Kişisel bir söylem değildir'. Bizden önceki yönetimler de bizler de ve bizlerden sonra yönetime gelecek olanlar da elbette ki sahip olduğumuz her branşta, her zaman şampiyonluk iddiası ve söyleminde bulunacaklar ve ona ulaşmak üzere mücadele edeceklerdir. Bu, Fenerbahçeliliğin gereğidir.
Hedeflerimize ilerlerken, son günlerde takımımızın aldığı olumsuz sonuçların giderilmesi adına; futbolcularımız ve teknik heyetimiz üzerlerine düşeni yapacaklardır. Kendilerine bu konuda sonsuz güveniyoruz. Şu ana dek, bizleri memnun eden sahadaki mücadelenin; ilerleyen günlerde galibiyetlerle perçinleneceğinden hiç şüphemiz yok. Takımda yaşanan ciddi sakatlık sorununun da ortadan kalkması ile birlikte, yolumuza daha da güçlenmiş bir şekilde devam edeceğiz. Tedavileri süren sporcularımızın, biran önce formalarını sırtlarına geçirmek için harcadıkları çaba, bizleri daha da cesaretlendiriyor ama şunu da kabul etmek gerekir ki, futbolcular makine değildir; etten kemikten insanlardır ve onların da hastalıkları, sakatlıkları ve motivasyonlarını kaybettikleri anlar olabilir. Bu yoğun maç trafiği içerisinde; bazı sporcularımız, kişisel sorunları ile ilgili yorgunluklar yaşıyor ve bu da onların performanslarını etkiliyor olabilir. Sportif direktörümüz Sayın Aykut Kocaman başta olmak üzere tüm idari ve teknik kadromuz, futbolcularımızın en küçük sorunları ile gece gündüz demeden ilgileniyorlar ve hep daha iyi olmak adına büyük çabalar sarf ediyorlar. Ancak kimi zaman; öyle durumlar vardır ki, teknik kadroların yaklaşımları da sadece bir noktaya kadar etkili olur. Bu noktada devreye; büyük Fenerbahçe taraftarının girmesi gerekir. Bilinmelidir ki, Fenerbahçe formasını giyen her sporcu, onu giymeyi hak edecek kalite ve yeteneğe sahip olduğu için o formayı sırtında taşımaktadır. Büyük Fenerbahçe taraftarı da o kutsal formayı giyen her sporcunun; "Hep destek tam destek" sloganı ile desteklenmesi gerektiğini bilir. Takım ya da bir futbolcu sendelendiğinde; onu eleştirmek, yuhalamak en kolay çözümdür; bu çözüm sadece çözümsüzlüğe sebep olur ve Fenerbahçe camiasına asla yakışmaz. Bize yakışan; birlik olmak ve her sendelemenin ardından daha da güçlü şekilde yeniden doğrulmaktır. Taraftarımız, son maçta futbolcumuz Guiza'ya verdiği destek ile bunu bir kez daha kanıtlamış ve bizim neden diğer camialardan farklı olduğumuzu net bir biçimde ortaya koymuştur. UEFA Avrupa Ligi'nde, tura bu kadar yaklaşmış ve bunu hak ettiğimizi ortaya koyan bir oyun sergilemişken elenmemiz; üzüntümüzü bir nebze olsun hafifletmiştir. Bu desteği ve birliği görmek; bizleri sevindiriyor ve gelecek günlere umutla bakmamızı sağlıyor.
Geride bıraktığımız ayda bizleri mutlu eden bir gelişme, basketbol erkeklerde 43 yıl aranın ardından, yeniden Türkiye Kupası'na ulaşmamız oldu. Fenerbahçe Ülker, Teknosa Türkiye Kupası'nı müzemize getirerek; bizlere tarifi imkansız bir sevinç yaşattı. Bu noktada, Ülker grubu ile yakaladığımız uyum ve sinerjinin; Erkek Basketbol Takımımızda nasıl olumlu sonuçlar doğurduğunu görmek de şüphesiz ayrı bir heyecan ve sevinç kaynağı?
Benzer şekilde, Acıbadem Sağlık Grubu ile Bayan Voleybol Takımımız için yapmakta olduğumuz işbirliği de 'Yenilmez bir takımın ortaya çıkmasını' sağladı ve kızlarımız, mücadele ettikleri her alanda göğsümüzü kabartıyorlar. Indesit Şampiyonlar Ligi'nde, 12'li play-off turunda, Romanya'nın Metal Galati takımını iki maçta da 3-0 yenerek; 6'lı play-off'a yükselen takımımız, Mart ayında karşılaşacağı Rus takımını da elerse; Final-Four'a kalacak. Kızlarımız, Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar. Taraftarımızın, salonlarda kızlarımıza gereken desteği vereceğine eminim.
Bu ay boyunca, Atletizm ve Boks Şubelerimizin sporcuları da; bizleri gururlandıran başarılara imza attılar. Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Kros Yarışları, İspanya'nın Bilbao kentinde yapıldı. Şampiyonanın, gençler kategorisinde; Genç Erkek Kros Takımımız, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da şampiyon oldu. Müsabakalarda ayrıca atletlerimizden Muhammed Emin Tan, birinci olarak altın madalya kazandı. İzmir'de yapılan Türkiye Bayanlar (Yıldızlar, Gençler ve Büyükler) Boks Şampiyonası'nda, Kulübümüz sporcuları; 6 altın, 1 gümüş, 2 bronz olmak üzere toplam 9 madalya kazandılar. Bizlere madalyalar kazandıran Fenerbahçe formasını, bir kez daha madalyalar ile süsleyen tüm sporcularımızı canı gönülden kutluyorum.
Turkcell Süper Lig'in yayıncı kuruluşu Digiturk ile yeni bir çalışma başlatıyoruz. Bu sayede stadyumumuzda bizi yalnız bırakmayan, kombine kart alan ya da yenileyen veya bilet alarak maçlara gelen taraftarlarımıza; hem stadyumumuzda eğlenceli organizasyonlar düzenleyecek hem de önemli armağanlar vereceğiz. Kombine kart ve bilet numaralarına göre taraftarlarımız; otomobiller, Lig tv abonelikleri, LCD TV'ler kazanacaklar. Bizleri, zaten hiçbir zaman yalnız bırakmayan taraftarımızın; yapacağımız bu organizasyon ile daha da eğlenceli bir atmosfer yaşayacağını ümit ediyoruz."
(CİHAN)
-
11:16
»
Son Haberler
Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Sekreteri Önder Sav, gelecek anayasa değişiklik paketinin yargı bağımsızlığını zedelemeye yönelik olduğunu ileri sürerek, "Anayasa değişikliği adına toplumda yeni bir gerginlik ortamı yaratılmasına izin vermeyiz." dedi.
CHP Genel Sekreteri Önder Sav, tadilatı tamamlanan Çankaya Belediyesi'ne ait hizmet binasının açılışına katıldı. Burada bir gazetecinin, "Anayasa değişiklik paketine destek verecek misiniz?" şeklindeki sorusu üzerine Sav, "Anayasa değişikliği konusundaki düşüncelerimiz yeni değil. Anayasa değişikliği konusundaki duyarlılığını dile getiren bir partiyiz." ifadesini kullandı. Milletvekillerinin, kürsü dokunulmazlığının korunarak, diğer dokunulmazlıkları kaldıran bir düzenlemeye öncelik verilmesi gerektiğini söyleyen Sav, "Gelecek olan anayasa paketinin yargı bağımsızlığını zedelemeye yönelik bir paket olacağı anlaşılıyor. Kimi farklı düşünceleri siyasal iktidarın topluma mal etmeye kalkmasına, anayasa değişikliği adı altında toplumda yeni bir gerginlik alanı yaratmasına izin vermeyiz." diye konuştu.
ANADOLU GÖSTERİ MERKEZİNİN DURUMU: YIKILACAĞI KONUSUNDA BU KADAR EMİN OLMAMAK GEREKİR
Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık ise Anadolu Gösteri Merkezi'nin dev çadırının yıkılacağı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, "Yakılacağı konusunda bu kadar emin olmamak gerekiyor. Hukuksal durumu inceletiyoruz. Bununla birlikte yıkımı gerektirecek usulsüzlük ve kesinleşmiş yargı kararı varsa elbette gereği yerine getirilir." dedi.
Ankara'da kesinleşmiş, temyizi bitmiş, şahsi suç duyurularının yapıldığı çok sayıda bina bulunduğunu söyleyen Tanık, "Bugüne kadar, bunlarla ilgili neden bir şey yapılmadığını sormak isterim. Ancak bu Anadolu Gösteri Merkezi'ni savunduğumuz anlamına da gelmesin. Hukuksal açıdan ne yapılması gerekiyorsa, gereği yerine getirilecektir." şeklinde konuştu. (CİHAN)
-
11:15
»
Son Haberler
'Balyoz Planı' iddiası soruşturması kapsamında bir muvazzaf asker adliyeye getirildi.
Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan ve İstanbul Merkez Komutanlığındaki işlemleri tamamlanan bir muvazzaf asker, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine giriş yaptı.
Muvazzaf askerin, ifadesinin alınmasına başlandığı öğrenildi.AA
-
11:11
»
Son Haberler
Ergenekon davası başta olmak üzere Türkiye'nin demokratikleşmesini sağlayacak davalara karşı aleyhte tutumuyla bilinen Hürriyet Gazetesi bu tutumundan kolay kolay vazgeçeceğe benzemiyor...
Erzincan soruşturmasını yürüten Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli özel yetkili savcıların HSYK'nın verdiği şok bir kararla özel yetkilerinin kaldırılmasıyla sarsılan Türkiye, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in verdiği talimatla 2. kez sarsıldı.
HSYK'nın Balyoz savcılarını da ablukaya aldığı iddiaları gerçek çıktı.
Başsavcı Engin'in Balyoz soruşturması sebebiyle Emniyet ve Merkez Komutanlığı'na gönderilen talimat gündeme bomba gibi düştü. Gizli ibareli talimatta Başsavcı Engin, özel yetkili savcıların yetkilerini adeta tırpanlıyor. Kendisinin ve vekillerinin imzası olmadan özel yetkili savcıların isteklerinin güvenlik güçleri tarafından dikkate alınmamasını istiyor.
HSYK kararının artçı sarsıntıları devam edreken Başsavcı Engin tarafından verilen şok talimat bugün yazılı ve görsel medyanın da birinci gündem maddesi oldu. Birçok gazete bu talimatı manşetten gördü. Bunlardan birisi de Hürriyet Gazetesi...
Şok talimatı manşetine taşıyan gazete " BAŞSAVCI EL KOYDU" başlığını attı. Haberi ?Balyoz Savcılarına ?27 Şubat' Ayarı' şeklinde gören gazete savcıları bir suçlu ilan etmediği kaldı. Hürriyet'in dünkü manşeti de çok manidardı. Gazete dün ise Balyoz soruşturması kapsamnında gözaltına alınan kişiler hakkında tutuklama kararı veren hakimi hedef gösterdi.
Hürriyet Gazetesi'nin Balyoz Darbe Planı soruşturmasını yürüten savcıları ve mahkeme heyetini hedef göstermesi kafalarda soru işaretleri bıraktı.
Hatırlanacağı üzere Balyoz operasyonun hemen sonrasında Balyoz savcılarına ve mahkeme heyetine operasyon yapılacağı haberi gündeme gelmişti.
İşte Hürriyet Gazetesi'nin 2 manşeti:
-
10:45
»
Son Haberler
Ankara'nın Keçiören ilçesinde kendilerini sözde müteahhit ve emlakçı gibi gösterip, müteahhide borcu olan vatandaşlara para karşılığı zorla senet imzalatan çete, 'Kıskaç' operasyonu ile çökertildi.
Çete üyelerinin hemşehri olduğu ve bölgede nüfuzlarını kullanarak 83'ün üzerinde senet imzalattığı ortaya çıktı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri bir ihbar üzerine harekete geçti. Polis ekipleri yaklaşık 6 ay süren çalışma sonucunda, Keçiören Bağlum'da faaliyet gösteren ve hemşehri oldukları belirlenen suç örgütünü tespit etti. Çetenin bölgede, nitelikli yağma, kasten adam yaralama, tehdit ve işyeri kurşunlama gibi suçları işlediği belirlendi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla 'Kıskaç' kod adlı operasyon düzenleyen ekipler, çete lideri Şeref Y. ile Kerem Y., Muhlis K., Sadık Y., Kutbettin Y., Muhsin Y., Navruz Ş., Tuncer G., Mehmet Latif Ö., Hüseyin Okan Ü., Hüsamettin D., Hasan Ç., Hızır Murat S., Bilal M., Burak Ş., Levent S., Hüseyin Bülent A., Ersin Ç., Erol A., Halit Y., Beytullah A., Serhat K. ve Atilla A.'yı gözaltına aldı.
İlçede kendilerini müteahhit ve emlakçı gibi gösteren çetenin, kurbanlarını çevrede bulunan mütaahhitlere borcu olan kişilerden seçtiği belirlendi. Çete üyelerinin, borcu olan şahısların evini bastığı ve tehdit yoluyla şahıslara zorla senet imzalattığı ortaya çıktı. Zanlıların 9 bin TL borcu olan bir vatandaşı galeriye götürüp, yaklaşık 45 bin TL değerinde senet karşılığı otomobil sattığı, ancak otomobili dahi teslim etmediği kaydedildi.
Zanlıların ev ve işyerinde yapılan aramalarda, 3 adet 9 mm çaplı tabanca, 2 adet ses gaz tabancası, 1 adet ruhtatsız Vzor marka tabanca, 2 adet av tüfeği, 31 adet av fişeği, 6 adet şarjör, 671 adet MKE marka fişek, 108 adet 7,65 mm çaplı MKE fişek, 1 adet av bıçağı, 6 adet ses gaz fişeği, 83 adet senet, 11 adet tapu senedi ve 1 adet sigara kağıdına sarılı hint keneviri ele geçirildi. Emniyette sorguları tamamlanan 23 kişiden 20'si Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildi. (CİHAN)
-
10:44
»
Son Haberler
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yapılan operasyonda para karşılığı fuhuş yapan ve fuhşa aracılık ettiği ileri sürülen 52 kişi gözaltına alındı.
Vatandaşlardan gelen şikayet ve ihbarlar doğrultusunda harekete geçen Gebze Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği Ahlak Masası ekipleri, önceki gün sabah saat 05.00 sıralarında 27 ayrı meskene baskın düzenledi. Gözaltına alınan 60 kişiden 52'si "insan ticareti yapmak, örgütlü fuhuş yapmak, fuhşa yer temin etmek ve aracılık yapmak suçuyla adliyeye sevk edildi.
Başında Bahar lakaplı Özbekistan uyruklu bir kadının bulunduğu fuhuş çetesindekilerden 29'unun yabancı, 23'ünün Türkiye Cumhuriyeti uyruklu olduğu öğrenildi.
Operasyonlarda bir adet 9 milimetrelik ruhsatsız tabanca ve 5 adet fişek ele geçirildi.
Zanlılar, ifadelerinin ardından operasyonda ele geçirilen porno CD'lerle birlikte adliyeye sevk edildi.
(CİHAN)
-
10:43
»
Son Haberler
Halk arasında 'alt ıslatma' olarak da bilinen enüresizin, 5 yaşından sonra çocuklarda gece veya gündüzleri yinelenen idrar kaçırma olarak görüldüğü ve ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirdiği bildirildi.
Alt ıslatmanın ileriki yaşlarda çocuklarda okul başarısızlığı ve içe kapanıklık gibi ruhsal sorunları da beraberinde getirdiğine dikkat çeken uzmanlar, önleyici tedbirlerle bu durumun önüne geçilebileceğini belirtiyor. Ayrıca altını ıslatan çocuklara karşı ebeveynlerin sergilediği yanlış tutumlar tırnak yeme, dikkat dağınıklığı, kıskançlık gibi yeni uyum ve davranış bozuklukları öz-güven eksikliği, içe kapanıklık, aşırı kaygılı olma gibi sorunların da ortaya çıkmasına neden oluyor.
Alt ıslatmanın, çocuğun sosyal uyumunu, aile ilişkilerini ve bütünüyle ruh sağlığını etkileyen bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüseyin Demir, toplumda gece altını ıslatmanın zamanla geçen normal bir durum olduğuna dair yanlış bir kanaat olduğunu söyledi.
Toplumda alt ıslatmanın sünnet olunca, ergenlikte, askere gidince, evlenince veya doğum yapınca geçeceği yönünde yanlış inanışlar bulunduğunu kaydeden Demir, yaş ilerledikçe bazı vakalarda kendiliğinden düzelmeler görülebileceğini ancak ne zaman olacağının bilinemeyeceğini dile getirdi. Bu düzelmeyi beklemenin çocuğun veya kişinin ruhsal yapısında derin yaralar bırakabileceğini kaydeden Demir, ayrıca sosyal hayatını olumsuz etkilenebileceğini vurguladı.
Bazı çocuklarda alt ıslatmanın, büyük abdest kaçırma sorunu ile birlikte olabileceğine değinen Dr. Demir, dışkı kaçırmanın alt ıslatmanın aksine büyük oranda psikolojik olduğunu ifade etti.
"Çocuğun, fiziksel, hareket, dil ve zeka gelişimi normalse, tuvalet eğitimini aldıysa, 5 yaşındaysa, aralıkla da olsa gece veya gündüz altına kaçırma davranışı varsa, alt ıslatma davranışı psikolojik bir soruna işaret ediyor olabilir." diyen Dr. Demir, "Alt ıslatma davranışı her zaman psikolojik bir sorundan kaynaklanmayabilir; altında yatan şeker hastalığı, epilepsi, belde sinir bozukluğu gibi organik bir bozukluk olup olmadığı mutlaka saptanmalıdır. Bunun dışında ateşli hastalıklar ve idrar yolu enfeksiyonları da altını ıslatma davranışına yol açabilir. Bu durumlarda ortaya çıkan altını ıslatma davranışı kısa süreli ve geçicidir." şeklinde konuştu.
"ALTINI ISLATAN ÇOCUKLARINI CEZALANDIRAN AİLELER VAR"
Bazı anne-babaların çocuklarının bilinçli olarak altlarını ıslattıklarını düşündüklerine değinen Demir, bu nedenle çocuklarını yargılayan, suçlayan, hatta cezalandıran aileler olduğunu bildirdi. Çocukların büyük bir çoğunluğunun, bilinçli olarak altlarını ıslatmayacaklarını aktaran Demir, bilinçli olarak ıslatsalar bile, çevrelerine bir mesaj vermek için, yani rahatsız oldukları durumları ifade etmek için bunu yapabileceklerini söyledi. Her iki durumda da ailelerin, cezadan ve suçlayıcı tavırlardan uzak durmaları gerektiğine işaret eden Demir, bu tip baskıcı tutumların sorunu artırmaktan başka bir işe yaramayacağını anlattı.
Demir, anne babaların birçok uyum ve davranış bozukluğunda olduğu gibi altını ıslatan çocuğa karşı izledikleri yanlış tutumları sonrasında tırnak yeme, dikkat dağınıklığı, kıskançlık gibi yeni uyum ve davranış bozuklukları öz-güven eksikliği, içe kapanıklık, aşırı kaygılı olma gibi sorunların ortaya çıkmasına neden olduğuna vurgu yaptı.
Ödüllendirme, gece tuvalete tutma ve içecek kısıtlaması, alt ıslatma davranışının bir uyum ve davranış bozukluğu olarak kabul edilmediği durumlarda, belirli bir süre uygulanmak koşuluyla, önerilebildiğini vurgulayan Demir, "Alt ıslatma davranışının çok yaygın bir sorun olması, geçici ve önemsiz olduğu anlamına gelmez, aksine ileriki yaşlarda okul başarısızlığından, içe kapanıklığa kadar pek çok önemli soruna neden olabilmektedir. Bu nedenle alt ıslatma ve büyük abdest kaçırma sorunu olan çocukların tedavi için mutlaka bir çocuk uzmanına götürülmesi gerekiyor." açıklamasında bulundu.
(CİHAN)